KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/6625 E., 2025/1833 K.
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Dolandırıcılık, tehdit
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
Karar Detayı
464 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık ve tehdit suçlarının 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede.
1.Dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak.
Sanık hakkında bozma öncesi Söke (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/562- 2008/309 sayılı ilamı ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hapisten çevrili 1.800,00 TL adli para cezasının, bozma sonrası ise Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/300- 2008/62 sayılı ilamı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6.000,00 TL adli para cezasının tekerrüre esas alındığı, ilk kararı sanığın temyiz etmesi sebebiyle bozma sonrası, "aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek,
1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine" ibaresi eklenmeden aleyhe uygulama yapılması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA;
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm kısmındaki 1-a) bendinin 6. paragrafının sonuna "aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden Üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren tehdit suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Asliye ceza mahkemesi, bozma sonrası yargılamada sanığı dolandırıcılık ve tehdit suçlarından mahkûm etmiş; her iki suçun uzlaşma kapsamında olduğu, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı saptanmıştır. Bozma öncesi tekerrüre esas alınan ilam ile bozma sonrası esas alınan ilam farklı olduğundan sanık aleyhine sonuç doğmuş, sanık ve müdafii hükümleri temyiz etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: İlk hükmü yalnızca sanık temyiz etmişse, bozma sonrası tekerrüre farklı ve daha ağır sonuçlu bir ilamın esas alınması hâlinde CMUK 326/son ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin ilk hükümdeki ilamdan fazla olamayacağı hükme yazılmalıdır; ayrıca Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptaliyle basit yargılama usulünün derdest dosyalarda değerlendirilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, dolandırıcılık hükmünü koşullu salıverilme sınırlamasına ilişkin ibare eklenerek düzelterek onamış; tehdit hükmünü ise basit yargılama usulüne ilişkin AYM iptali karşısında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmemesi nedeniyle oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası kurulan hükümlerde müdafi iki noktayı taramalıdır: tekerrüre esas ilamın değişip değişmediği (değiştiyse aleyhe düzeltme yasağı infaza ibare olarak yansıtılmalı) ve üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda basit yargılama usulünün AYM iptali sonrası uygulanma olanağı; her ikisi de tek başına bozma veya düzeltme getirebilmektedir.