Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6652 E. , 2025/7168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/469 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığını
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6652 E. , 2025/7168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/469 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.03.2024 tarihli ve 2021/222755 Soruşturma, 2024/18559 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/154 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/469 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/18333 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114266 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114266 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2024 tarihli kararında yer alan "...1-Şüpheli ...'in iddiaları doğrultusunda ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılaraka 2016 yılına ilişkin daha önce evrak teslim edilip edilmediği, rapor hazırlanıp hazırlanmadığının araştırılmadığı gibi Uyap sisteminden şüpheli hakkında derdest iddianamelerin de araştırılmadığı, mükerrerlik ve TCK'nın 43 değerlendirilmesinin yapılmadığı, 2-Şüpheli ...'ın ifadesinin alınmadığı, kendisini savunma ve delillerini ibraz etme hakkının elinden alındığı, 3-Dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheliler ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadan..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 12/10/2021 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun ve 26/10/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/154 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Şüpheli ...'in iddiaları doğrultusunda ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılaraka 2016 yılına ilişkin daha önce evrak teslim edilip edilmediği, rapor hazırlanıp hazırlanmadığının araştırılmadığı gibi Uyap sisteminden şüpheli hakkında derdest iddianamelerin de araştırılmadığı, mükerrerlik ve TCK'nın 43 değerlendirilmesinin yapılmadığı, 2-Şüpheli ...'ın ifadesinin alınmadığı, kendisini savunma ve delillerini ibraz etme hakkının elinden alındığı, 3-Dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheliler ile aralarındaki ticari ilişkinin sorulmadığı..." gerekçesiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2024 tarihli ve 2021/222755 Soruşturma, 2024/18559 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 12.10.2021 tarihli ve 2021-A-6651/31 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Gıda A.Ş.'nin yetkilileri olan şüpheliler hakkında, "2016 takvim yılında sahte fatura kullanma" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işledikleri belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; dosya kapsamına göre her iki şüphelinin de ifadesinin alındığı, şüphelilerden ...'nin 13.04.2022 tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadesinde, vergi memuru tarafından istenilen bütün defter ve belgelerin ibraz edildiğini, 2016 yılı yönünden daha önce 2 kez inceleme yapıldığını beyan etmesi, şüpheli ...'ün ise İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında 18.05.2022 tarihinde alınan ifadesinde, 2019 yılının 12. Ayında Noterden bildirim yaparak, 2020 yılı Ocak ayında da Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurarak şirketle ilişiğini kestiğini, ancak kurumun bunu kayıtlara işlemediğini sonradan fark ettiğini, bildiği kadarıyla ortağı olan şüpheli ...'nin defter ve belgeleri kuruma ibraz ettiğini bildirmesi; vergi tekniği raporunda da açıkça, şirkete ait elektronik ortamda tutulan defterlerin ibraz edildiğinin, ancak VEDAS uygulaması üzerinden dosyaların açılamadığının, bu nedenle bahse konu belgelere ilişkin olarak gizleme suçu yönünden suç duyurusunda bulunulduğunun belirtilmesi ile aynı takvim yılına ilişkin defter ve belgelerin daha önce de vergi incelemesi amacıyla ibrazının talep edilip edilmediğinin dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında; şüpheli ...'ün, "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçu yönünden suç tarihinde şirket yetkilisi olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, Mahkemenin iade gerekçeleri arasında da yer alan, 2016 takvim yılına ilişkin belgelerin daha önce de ibrazının talep edilip edilmediğinin, bu yönde herhangi bir rapor tanzim edilip edilmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, atılı suçun konusunu oluşturan ve açılamadığı bildirilen elektronik defterlerin bulunduğu dosyaların farklı yöntemlerle, uzman kişilerce açılmasının ve denetlenmesinin mümkün olup olmadığı da araştırılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen bu eksiklikler giderildikten sonra şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği cihetle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.