İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6654 Karar: 2025/6921 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6654 K.2025/6921

11. Ceza Dairesi 2024/6654 E. , 2025/6921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3374 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cum

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6654 E. , 2025/6921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3374 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cum

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6654 E. , 2025/6921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3374 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve 2023/36691 Soruşturma, 2023/27295 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.08.2023 tarihli ve 2023/3374 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.08.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/7573 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114280 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114280 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekili tarafından, şüphelinin müvekkiline kilometresi değiştirilmiş araç satarak dolandırdığını belirterek şikâyetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca somut olayda müştekinin denetim olanağının ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği cihetle, hilenin basit düzeyde kaldığı ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, müştekinin hukuk davası yoluyla haklarını kullanabileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10/04/2023 tarihli ve 2022/4970 esas, 2023/2735 karar sayılı ilamında yer alan "... ifadelerine başvurulması, araca ilişkin ekspertiz raporlarının temin edilmesi, suça konu aracın geçmişe yönelik tüm tescil ve satış bilgilerinin ilgili Trafik-Tescil Dairesi'nden celp edilmesi, araca ait varsa tramer kayıtlarının, önceki servis kayıtlarının ve muayenesine ilişkin belgelerin ... Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın kilometresinin düşürülüp düşürülmediğinin, düşürülmüş ise kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre düşürülmesinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınmasından sonra somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken;... hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür...." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerin ifadesinin alınması, aracın alım satımına ilişkin kayıtlar ve muayenesine ilişkin belgelerin ... Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın kimin mülkiyetinde iken kilometresinin ne kadar olduğu ve kaç kilometre düşürüldüğünün tespit edilmesi, hilenin basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının bilirkişi raporu ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçundan verilen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve 2023/36691 Soruşturma, 2023/27295 Karar kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına şikâyetçi vekili tarafından 03.07.2023 tarihli dilekçeyle itiraz edilmesi üzerine, merci Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.08.2023 tarihli ve 2023/3374 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmesini müteakip, şikâyetçi vekili tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulması sonrası, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz niteliğinde olduğu değerlendirilen bu dilekçenin değerlendirilmesi için Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, Mahkemenin 27.11.2023 tarihli ve 2023/7078 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddedildiği anlaşılmış ise de; Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.08.2023 tarihli ve 2023/3374 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildikten sonra, aynı hususta yeniden verilen Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.11.2023 tarihli ve 2023/7078 Değişik İş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; şikâyetçi adına vekili ....'ın, şüphelilerden ... adına kayıtlı olan ve 322.000 kilometrede olduğu belirtilen . ... ... plaka sayılı aracı, gerçekte 236.000,00 TL bedel karşılığında Antalya 23. Noterliğinin 21.02.2023 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile ...'a vekaleten şüpheli ...'dan satın aldığının, araç teslim alındıktan sonra yapılan incelemelerde satış öncesi hasarsız olduğu bildirilen aracın değişen parçalarının buluduğunun ve kilometresinin 600-700.000 olduğunun öğrenildiğinin, böylece şüpheliler tarafından şikâyetçiye kilometresi düşürülmüş hasarlı araç satılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin, şüphelilerin ve aracı şikâyetçi ... adına vekaleten satın alan ...'ın beyanlarının alınması, suça konu aracın geçmişe yönelik tüm tramer ve ... muayene kayıtları ile varsa önceki servis kayıtlarının getirtilmesi, araçtaki kilometre değişikliğinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınması, şüpheliler ile şikâyetçi arasında araç satışına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunup bulunmadığının taraflardan sorulmak suretiyle belirlenmesi ve mümkün olması halinde bu sözleşmenin dosyaya eklenmesi, aracın şüpheli ...'dan önceki maliklerinin beyanlarına başvurulması suretiyle aracın kilometresindeki değişikliğin kimin mülkiyetindeyken gerçekleştirildiğinin tespitine çalışılmasından sonra, somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri gerekirken; "...şüphelilerin üzerlerine atılı suçun oluşabilmesi için yaptıkları hileli ve desiseli hareketlerle mağdurun iradesini sakatlayıp kontrol imkanını ortadan kaldırmış olmalarının gerekeceği, ancak şikayete konu olayda böyle bir durumun bulunmadığı, müştekinin aracı bir ekspertize göstermesi halinde rahatlıkla araçtaki sorunları öğrenebileceği, şüphelilerin ekspertize yanaşmaması halinde aracı almaktan vazgeçebileceği halde müştekinin bu kontrolü yaptırmadığı, dolayısıyla şüphelilerin üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.08.2023 tarihli ve 2023/3374 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla