Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6753 E. , 2025/3260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/527 E. 2024/509 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen h
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6753 E. , 2025/3260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/527 E. 2024/509 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 28.03.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükme yönelik duruşma açılmaksızın Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi; sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin beraat hükmü nedeniyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Sanığın 09.03.2021 tarihinde talimat mahkemesinde alınan savunmasında kendisine avukat atanmasını talep etmesi üzerine sanık müdafiinin Baro tarafından görevlendirildiği ve müdafii ücretinin, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8 inci maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılandığı anlaşılmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için sanığın vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olması karşısında; sanık lehine vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik olmadığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık müdafiinin vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim sistemleri ve banka araç kılınarak dolandırıcılık suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince mahkum edilen sanık hakkında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını kabul edip mahkumiyeti kaldırarak beraat kararı vermiştir. Sanık müdafii yalnızca beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Beraat eden sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için sanığın vekaletnameyle atadığı bir vekille temsil edilmesi gerekir; talebi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafiin ücreti ilgili yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesindeki ödenekten karşılandığından ayrıca vekalet ücreti takdir edilemez.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddiyle hüküm onanmıştır; sanığın müdafii talep üzerine Baroca görevlendirildiğinden lehine vekalet ücreti verilmemesinde isabetsizlik görülmemiş ve karar Tebliğname'deki düzeltme görüşüne aykırı olarak verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Beraat halinde vekalet ücreti ancak vekaletnameli müdafi bulunan sanık lehine doğar; CMK gereği baro görevlendirmesiyle çalışan avukat bu kalemi temyiz konusu yapmamalıdır. Müvekkilinin beraat ihtimalini güçlü gören ve vekalet ücreti kalemini korumak isteyen savunma, görevlendirme yerine vekaletname ilişkisi kurmayı baştan değerlendirmelidir.