Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1551 E. , 2025/7192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 14.03.2024 EK KARAR TARİHİ : 03.09.2024 SAYISI : 2021/2423 E., 2024/870 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvur
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1551 E. , 2025/7192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 14.03.2024 EK KARAR TARİHİ : 03.09.2024 SAYISI : 2021/2423 E., 2024/870 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı EK KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması 1.İlk derece mahkemesinin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 93.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanık hakkında aynı suçlardan aynı ceza miktarları ile mahkumiyetine ve ilk defa tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2023 tarihli ve 2023/11-347 Esas, 2023/500 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere ilk defa bölge adliye mahkemesi tarafından sanık hakkında tayin olunan hapis cezalarına güvenlik tedbiri niteliğindeki TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle hükümlerin temyizi kabil olduğu cihetle, isabetsiz olan 03.09.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmek suretiyle, 2. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2022/272 Esas, 2021/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 93.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Resmi belgede sahtecilik suçundan Aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 14.03.2024 tarihli ve 2021/2423 Esas, 2024/870 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanık hakkında her iki hükme TCK'nın 58. maddesinin eklenmesi suretiyle tekerrür hükümlerinin de tatbik edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; zorunlu müdafi atanmadan hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanık hakkında gerekçesi de gösterilerek cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden belirlenmesinin kararlaştırıldığı, buna istinaden hapis cezasının alt sınırın üstünde belirlendiği ancak İlk Derece Mahkemesince para cezasının alt sınırdan belirlendiği anlaşılmış ise de bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılıktan 5 yıl hapis ve adli para cezasına, ayrıca resmi belgede sahtecilikten 2 yıl 6 ay hapse mahkum edilmiş; bölge adliye mahkemesi hükmü kaldırıp aynı cezalarla mahkumiyete ve ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar vermiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca ilk kez bölge adliye mahkemesince güvenlik tedbiri niteliğindeki TCK 58 (tekerrür) hükümlerinin uygulanması, hükmü temyiz edilebilir kılar. Esasta ise işlemlerin usule uygunluğu ve suç vasfı (TCK 158/1-f, 204/1) ile yaptırımın doğru belirlenmesi halinde hüküm onanır; para cezasının alt sınırdan tayini lehe olduğundan aleyhe temyiz yokken bozma nedeni yapılmaz.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Bölge adliye mahkemesinin ilk kez TCK 58 tekerrür uygulaması temyiz yolunu açar; aksi halde beş yıllık ceza kesinleşecekken, tekerrür ekleyen istinaf kararı sanığa temyiz imkanı sağlar. Zorunlu müdafi iddiası ise dosyadaki fiili duruma dayanmadıkça sonuç doğurmaz.