Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1924 E. , 2025/11396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1232 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 10
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1924 E. , 2025/11396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1232 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2024 tarihli ve 2023/25439 Soruşturma, 2024/420 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Balıkesir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/1232 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 2024/13530 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49531 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49531 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut incelemeye konu soruşturma dosyada, şüphelilerin baba-oğul oldukları, şüpheli ...'in babasına ait olan aracın satış ilanıını Facebook üzerinden verdiği, ilanı gören müşteki ...'nin nişanlısı olan ...'nın ilanda belirtilen şüpheli ...'e ait telefon numarasını aradığı, şüphelinin aracın boyalı ve değişen parçasının olmadığını ve 3.000,00 Türk Lirası hasar kaydı olduğunu söylediği ve bilgi sahibi ... ile şüpheli ...'in 240.000,00 Türk Lirası karşılığında anlaştıkları, 18/06/2023 tarihinde müşteki ile bilgi sahibi ...'nın araca bakmak için Balıkesir iline geldikleri ve şüpheli ... ile görüştükleri, vekalet konusunda anlaştıkları ve müştekinin 40.000,00 Türk Lirası parayı elden 200.000,00 Türk Lirası parayı ise banka üzerinden teslim ettiği ve aracı ekspere sokmadan teslim alarak döndükleri, ancak aracı devir aldıktan sonra aracın ... ilçesinde sanayiye götürdüklerinde aracın iki parça halinde birleştirilmiş olduğunu (change yapıldığını) ve aracın tramer kaydının şüphelinin söylediği gibi 3.000,00 Türk Lirası değil 10.539,00 Türk Lirası olduğunu öğrendikleri olay nedeniyle yapılan yargılama sonunda, müştekinin aracı satın alırken basit bir inceleme yaptırmış olması halinde durumun ortaya çıkabileceğinden bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheliler beyanlarında aracı ... isimli şahıstan aldıklarını ve satış görüşmelerini ise eşi olan ... ile yaptıklarını söylemeleri karşısında, bu kişilerin de beyanları alınıp, şüpheliler aracı satın aldıklarında araçla ilgili ekspertiz raporu alıp almadıkları hususu da araştırılıp ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayini ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin Facebook Market Place isimli sosyal medya platformunda gördüğü ilan üzerine şüpheliler ile irtibata geçtiğinin, şüphelilerin, araçta herhangi bir kronik arıza ve sorun bulunmadığını söylemelerini müteakip aracın noter üzerinden satışının gerçekleştirildiğinin, daha sonra yapılan araştırmada ise aracın bagaj kısmının arka koltuk ön alt kısmına kadar olan bölümünün fabrikasyon olmayan kaynak işlemi yapılmak suretiyle sonradan birleştirildiğinin anlaşıldığının, Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespit işlemi sonucu alınan bilirkişi raporunda, aracın mevcut haliyle herhangi bir ekonomik değerinin olmadığının belirlendiğinin, böylece hileli hareketlerle haksız menfaat temin eden şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin aracı satın aldıklarını söyledikleri ... ve ...'ın ifadelerine başvurulması, aracın geçmişe yönelik tüm tescil ve satış bilgilerinin, araca ait tramer kayıtlarının, varsa önceki servis kayıtlarının ve muayenesine ilişkin belgelerin getirtilerek incelenmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...şüphelilerin, müştekinin aracı inceleme veya inceletme olanağını ortadan kaldırma şeklinde dosyaya yansıyan davranışlarının bulunmadığı, müştekinin aracı satın alırken exper incelemesi yaptırmadığı, aracı satın aldıktan sonra ... İlçesinde sanayide aracın iki parça halinde birleştiğinin tespit edildiği, müştekinin satın alırken basit bir inceleme yaptırtmış olması halinde de bu durumun ortaya çıkacağı, bu nedenle olayda müştekinin denetim olanağının ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği, bu hali ile hilenin basit yalan düzeyinde kaldığı ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, müştekinin zararının tazmini konusunda Tüketici Hakem Heyeti, İcra Dairelerine veya Hukuk Mahkemelerine başvuru yapabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Balıkesir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/1232 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.