Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1926 E. , 2025/14399 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/502 Değişik iş SUÇ : Emniyeti suistimal Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2023 tarihli ve 2009/237 Esas, 2009/306 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci Sivas 2
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1926 E. , 2025/14399 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/502 Değişik iş SUÇ : Emniyeti suistimal Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2023 tarihli ve 2009/237 Esas, 2009/306 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/502 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 2024/16665 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49665 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49665 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Emniyeti suistimal suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 508/1, 522, 72... sayılı Kanun'un 4. maddeleri gereğince neticeten 586.603.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2003 tarihli ve 2002/896 esas, 2003/795 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, karar sonrası yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca lehe yasa belirlemesi yapılması amacıyla dosyanın iadesine dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2005 tarihli yazısını müteakip yapılan yargılamada, sanığın aynı suçtan 765 sayılı ve 647 sayılı Kanun'un aynı maddeleri gereğince 444 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2005 tarihli ve 2005/775 esas, 2005/914 sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve 2006/6693 esas, 2008/14900 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, sanığın anılan suçtan aynı Kanun hükümleri uyarınca 444 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2009 tarihli ve 2009/237 esas, 2009/306 sayılı kararının 10/07/2009 tarihinde kesinleşmesi sonrası, sanık müdafii tarafından suçun dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesi talebinin reddine ilişkin Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2023 tarihli ve 2009/237 esas, 2009/306 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2023 tarihli ve 2023/502 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 508/1. maddesinde tanımlanan emniyeti kötüye kullanma suçunun, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/3. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu, dava zamanaşımı hesaplamasında zamanaşımını kesen sebep olarak mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerekeceği, bu haliyle somut olayda suç tarihi olan 10/10/2001 tarihinden, Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07/04/2009 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihi olan 10/07/2009 tarihine kadar geçen sürede olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle, sanık müdafiince ileri sürülen zamanaşımı talebinin kabulü ile düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İncelenen dosya kapsamına göre; Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2009 tarihli ve 2009/237 Esas, 2009/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emniyeti suistimal suçundan 765 sayılı Kanun'un 508/1. maddesi uyarınca 444,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 10.10.2001 olduğu ve sanığın lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörülmesi nedeniyle, suç tarihinden hükmün kesinleştiği 10.07.2009 tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. Sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/502 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Emniyeti suistimal (güveni kötüye kullanma) suçundan 765 sayılı TCK 508/1 uyarınca adli para cezasına mahkûm edilen sanık; suç tarihi 10.10.2001, mahkûmiyet hükmünün kesinleşme tarihi 10.07.2009. Sanık müdafiinin zamanaşımı nedeniyle düşme talebi reddedilmiş, buna karşı kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: 765 sayılı TCK 102/4 ve 104. maddeler uyarınca 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı söz konusudur; zamanaşımını kesen son işlem olarak mahkûmiyet hükmünün kesinleşme tarihi esas alınır. Suç tarihinden kesinleşmeye kadar süre dolduğundan CMK 223 uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirdi.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma ve kamu davasının düşmesi
Dava Strateji Notu: Kesinleşmiş dosyalarda dahi olağanüstü zamanaşımı yeniden hesaplanmalı; dolmuşsa CMK 309 kanun yararına bozma yolu ile düşme sağlanabilir. Zamanaşımı talebi reddedilse bile bu yol kapanmaz.