İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1928 Karar: 2025/12292 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1928 K.2025/12292

11. Ceza Dairesi 2025/1928 E. , 2025/12292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2372 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.0

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1928 E. , 2025/12292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2372 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.0

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1928 E. , 2025/12292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2372 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2024 tarihli ve 2024/2852 Soruşturma, 2024/7649 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.03.2024 tarihli ve 2024/2372 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.04.2025 tarihli ve 2024/19287 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/51766 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/51766 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde, şüpheli firmadan 29/03/2022 tarihinde araç satın aldığını, aracın bozulması üzerine aracı yetkili servise götürdüğünü, yetkili serviste yapılan incelemelerde aracın beyni üzerinden sorgulama yapıldığında aracın km'sinin düşürüldüğünü öğrendiklerini, aracın gerçek km'sinin 308.477 km, göstergede gözükenin ise 192.000 km olduğunu, aracın km'sini düşürerek kendisini aldatan firma yetkililerinden şikayetçi olduklarını beyan ettiği, şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespitine yarayacak bilgilerin dosyada yer almasına rağmen şüphelilerin tespit edilmeyerek ifadelerine başvurulmadığı, aracın km'sinin kimin mülkiyetinde düşürüldüğüne ilişkin yeterli araştırmanın yapılmadığı ve km düşürülmesinin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılmayacağına ilişkin bilirkişi raporunun aldırılmadığı, bu itibarla şüphelilerin hileli hareketlerle müştekiyi dolandırarak haksız menfaat temin ettikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin 29.03.2022 tarihinde, 34... plakalı aracı ... Filo Kiralama A.Ş.'den noter kanalıyla satın aldığının, aracın alındığı tarihte kilometresinin 180.000 olduğunun, satın alındıktan sonra aracın sıklıkla arıza vermeye başladığının, bunun üzerine 192.000 kilometrede olan aracı 04.12.2023 tarihinde yetkili servise götürdüğünde, aracın gerçekte 308.477 kilometrede olduğunun ortaya çıktığının, yapmış olduğu muayene sorgusunda ise 24.12.2018-02.02.2021 tarihleri arasındaki uzunca bir sürede aracın yalnızca 4.053 kilometre yol yaptığının göründüğünün, bu yıllar arasında kilometre düşürülmesi işleminin gerçekleşmiş olabileceğinin, böylece kilometresi düşürülmüş aracın satılarak dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması karşısında; araç sorgu raporunda belirtilen araç sahiplerinin beyanlarına başvurulması, yetkili servis raporunun, varsa araca ait tramer kayıtlarının, önceki servis kayıtlarının ve muayenesine ilişkin belgelerin ...'den getirtilerek incelenmesi, aracın kilometresinin düşürülüp düşürülmediğinin, düşürülmüş ise kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre düşürülmesinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin satın aldığı aracın kilometresinin düşürülmesi ve hasar tespitlerini basit bir araştırma ile öğrenebileceği halde bu araştırmayı yapmadan aracı teslim alması olayında dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, kaldı ki aracı satın alma tarihi olan 29/03/2027 tarihi ile şikayet tarihi göz önüne alındığında taraflar arasındaki olayın borçlar hukukunda düzenlenen ayıplı mal kurumunun konusunu oluşturan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve vaki uyuşmazlığın ilgili hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.03.2024 tarihli ve 2024/2372 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla