KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/2404 E., 2026/204 K.
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2026
- Konu
- Finans Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/83 E., 2025/12 K
- Suçlar
- Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerler
Karar Detayı
356 kelime·2 dk okuma
ini aklama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, onama Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2025 tarihli kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinafa tabi olduğu nazara alındığında;
incelemeye konu dosyada, sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2012 tarihli 2009/325 Esas, 2012/397 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükümlerinin Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarihli ve 2017/32542 Esas, 2020/1010 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği,
bozma sonrası dosyanın yargılaması devam ederken sanıklar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2011 tarihli iddianamesi suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan açılan kamu davası neticesinde Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli birleştirme kararı ile Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmakla.
Sanıklar hakkındaki suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi uyarınca istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, mercide yanılma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesi gözetilerek, söz konusu hükümlere yönelik istemin istinaf olarak kabulüyle, esası incelenmeyen dava dosyasının İlk Derece Mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıclık suçundan verilen hükümlerin daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olduğu anlaşıldığından, istinafa tabi olan hükümlerin istinaf incelemesi yapıldıktan sonra,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanıklar hakkında kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesince 2012'de verilen beraat hükümleri, Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarihli kararıyla bozulmuş; bozma sonrası yargılama sürerken suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan açılan ayrı dava 2020'de bu dosyayla birleştirilmiş ve mahkeme 14.01.2025 tarihli kararla mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurmuştur. Hükümlerin temyizi üzerine 11. Ceza Dairesi kanun yolu ayrımını ön inceleme aşamasında çözmüştür.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016'da göreve başlamasından sonra verilen hükümler CMK'nın 272. maddesi uyarınca istinafa tabidir; daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş hükümler ise temyiz yolunda kalır. Aynı kararda iki rejime tabi hükümler bulunduğunda, mercide yanılma hâlinde CMK'nın 264. maddesi gereği başvuru doğru kanun yoluna (istinaf) çevrilerek dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir; istinaf sonucuna göre dosya kül hâlinde veya yalnızca temyize tabi hükümlerle sınırlı olarak Yargıtay'a döner.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, aklama suçundan kurulan hükümlere yönelik istemi istinaf başvurusu olarak kabul edip dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay denetiminden geçmiş nitelikli dolandırıcılık hükümleri yönünden ise istinaf tamamlandıktan sonra inceleme yapılmak üzere dosyanın tebliğnameye aykırı olarak incelenmeksizin iadesine oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası birleştirilen eski tarihli dosyalarda her suç için kanun yolu ayrı ayrı belirlenmelidir: daha önce Yargıtay'dan geçen hüküm temyize, birleştirilen yeni hüküm istinafa tabi olabilir. Müdafi mercide yanılsa bile CMK'nın 264. maddesi başvuruyu geçersiz kılmaz; ancak yanlış merci tercihi incelemeyi aylarca geciktirdiğinden dilekçede her hükmün tabi olduğu yolun ayrıştırılması süreç yönetimi açısından kritiktir.