İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2997 Karar: 2026/1753 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2997 K.2026/1753

11. Ceza Dairesi 2025/2997 E. , 2026/1753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1353 E., 2021/668 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararları

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2997 E. , 2026/1753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1353 E., 2021/668 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararları

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2997 E. , 2026/1753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1353 E., 2021/668 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun uyarınca temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli ve 2016/60 Esas, 2017/689 karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/1353 Esas, 2021/668 karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının ve katılanın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3'er yıl hapis ve 20.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanıklardan Turgay hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Güneş ve sanık ... müdafiinin temyizi; dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak edimin yerine getirilmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; A. Sanık ... Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık ... Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ancak, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 151/304 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerekirken sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/273 Esas ve 2013/67 Karar sayılı 15.03.2013 tarihinde kesinleşen ilâmı yerine daha az cezayı içeren ve Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/368 Esas, 2013/32 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinin (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılması ve yerine; '' Sanık ... hakkında İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/273 Esas ve 2013/67 Karar sayılı 15.03.2013 tarihinde kesinleşen ilam tekerrüre esas nitelikte olduğundan sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58/6. Maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infzından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İki sanık hakkında dolandırıcılıktan verilen beraat kararları, Cumhuriyet savcısı ve katılanın istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak kaldırılmış ve her iki sanık 3'er yıl hapis ile adli para cezasına mahkûm edilmiş, bir sanık hakkında tekerrür hükümleri de uygulanmıştır. 11. Ceza Dairesi temyiz incelemesinde tekerrüre esas alınan ilamı hatalı bulmuştur.

Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanıkta en ağır cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmalıdır; daha az cezalı ilamın esas alınması hukuka aykırıdır ancak bu hata yeniden yargılama gerektirmeden Yargıtayca düzeltilebilir.

Uygulama Sonucu: Bir sanık yönünden hüküm esastan reddedilerek onanmış; diğer sanık yönünden tekerrüre esas ilam düzeltilmiş, hüküm bu şekliyle düzeltilerek onanmış ve aleyhe temyiz bulunmadığından koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin hükümde gösterilen hatalı ilama göre hesaplanacak süreyi aşamayacağının infazda gözetilmesi belirtilmiştir.

Dava Strateji Notu: Mükerrir müvekkili olan avukat, tekerrüre esas alınan ilamın adli sicildeki en ağır cezalı ilam olup olmadığını denetlemelidir; yanlış ilam seçimi koşullu salıverilme süresini doğrudan etkiler. Bu kararda görüldüğü gibi aleyhe temyiz yoksa düzeltme sanık aleyhine sonuç doğuramaz, bu güvence infaz aşamasında da ileri sürülebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla