Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3537 E. , 2025/13874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu,
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3537 E. , 2025/13874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli kararda "10.03.2011" olması gereken suç tarihinin "2011" olarak eksik gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. 1.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'ün sorgusunun yapıldığı 07.03.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden Sanık ...'ın, kayın biraderi olan katılanın ...'de bulunan ... Petrol isimli iş yerini işletmek amacıyla kambiyo senedi tanzimi yetkisi hariç iş yeri ile ilgili her türlü işlemi yapmaya ..... Noterliğinin 30/03/2010 tarih ve 9685 yevmiye numaralı vekaletiyle yetkilendirildiği, sanık ...'in katılandan habersiz vekalete göre yetkisi olmadığı halde suça konu 30/12/2010 tanzim ve 05/02/2011 vadeli 85.000,00 TL bedelli borçlusu katılan, lehtarı sanık ...'ün yetkilisi olduğu ...A.Ş olarak gösterilen bonoyu vekaleten değil bizzat katılanın isim ve imzasını kullanarak sahte olarak düzenleyip sanık ...'e ciro ettiği, bononun sahte olduğunu bilen sanık ...'ün vekili aracılığıyla .... İcra Müdürlüğünde 10.03.2011 tarihinde icra takip dilekçesi verdiği, dosya içeriğine göre icra takibi dosyasının 11.03.2011 de açıldığı, Adana'da oturmayan, dosyadaki bilgilere göre...'de oturan sanık ...'ın, kendi ve katılanın eşi olan kız kardeşi vasıtasıyla ısrar ederek katılandan 11.03.2011 tarihli kambiyo senedi düzenleme yetkisi de olan ... Noterliğince düzenlenen vekaletname aldıktan sonra aynı gün icra takibinin başlatıldığı Adana'daki icra dairesine gidip borçlu katılan adına tebligatı dairede tebliğ almaya ve tüm süre ve itiraz sürelerinden feragat ettiğine, dosyanın 11.03.2011 olan açılış tarihinde kesinleşmesini talep ettiğine dair dilekçeyi borçluya vekaleten imzaladığı, bu sebeple takipten haberi olmayan katılanın mallarına haciz konulduğu olayda; 1.Sanık ..., resmi olarak alt bayiileri olan katılanın iş yerine verdikleri mallar karşılığı suça konu bonoyu vekaletle işleri yürüten sanık ...'dan aldıklarını, katılandan 400.000,00 TL borçlu olduklarını, diğer sanıkla aralarındaki husumeti bilmediklerini savunmuş, vekili aracılığıyla aralarındaki ticarete dair dair tüm kayıt, belge ve faturalar sunulduğu anlaşılmakla, katılanın ... Petrol isimli iş yeri ve sanık ...'ün iş yerinin suça konu dönemle ilgili tüm defter, kayıt ve belgelerinin getirilip gerçekte katılanın bu şirkete iddia edilen borcu olup olmadığı, suça konu bononun sanık ...'ün ve katılanın iş yerinin kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek gerçekte bu alacak var ise sanıkların beraatine, alacak yok ise sanıkların ek savunma verilerek 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına, katılanın mallarına yapılan haciz sonrası satış gerçekleşmiş ise eylemin tamamlandığı, satış yok ise sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma ile oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ile beraat kararı verilmesi, 2.Yukarıda anlatıldığı üzere sanıklara isnat edilen eylemlerin 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde suç isminin iddianamede hatalı olarak gösterilen 5237 sayılı TCK'nin 1581-j maddesinde düzenlenen "Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" olarak gösterilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, kayın biraderi katılanın iş yerini işletme vekaletine sahipken kambiyo senedi düzenleme yetkisi olmadığı halde katılan adına sahte bono düzenleyip diğer sanığa ciro etmiş, bono icra takibine konulmuş; sonradan alınan yetkili vekaletle borçlu adına itiraz sürelerinden feragat edilerek takip kesinleştirilip katılanın mallarına haciz konulmuştur. Beraat kararı verilmiştir.
Hukuki İlke: Katılanın karşı şirkete gerçek borcu bulunup bulunmadığı, bononun tarafların kayıtlarına işlenip işlenmediği bilirkişi ile araştırılmadan eksik incelemeyle beraat verilemez; alacak yoksa eylem TCK 158/1-d kamu kurum ve kuruluşlarının (icra dairesi) araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığı oluşturur ve haciz sonrası satış varsa suç tamamlanmış, yoksa teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Suç ismi de iddianamede hatalı gösterilemez.
Uygulama Sonucu: bozma (eksik araştırma ve suç vasfının yanlış belirlenmesi)
Dava Strateji Notu: İcra dairesi araç edilerek sahte senetle haciz yaptırma eylemi TCK 158/1-d kapsamındadır; gerçek borç ilişkisinin ticari kayıt/defter/bilirkişi ile aydınlatılması şarttır. Haczin satışla sonuçlanıp sonuçlanmadığına göre tamamlanmış suç/teşebbüs ayrımını gözetin.