İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/356 Karar: 2025/3576 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/356 K.2025/3576

11. Ceza Dairesi 2025/356 E. , 2025/3576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3925 E., 2024/2381 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/356 E. , 2025/3576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3925 E., 2024/2381 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/356 E. , 2025/3576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3925 E., 2024/2381 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma Sanığın, müdafii tarafından kanunî süresi içinde öne sürüldükten sonra, 11.12.2024, 20.12.2024 ve 06.01.2025 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla, temyiz incelemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ile sınırlı tutulmuştur. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2024/552 Esas, 2024/629 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, 62/1, 52/2-4, 53/1 ve 63/1 maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 1.033,500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/3925 Esas, 2024/2381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; 7499 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesinde yer alan; “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresinin, “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında suç tarihi ile yeni düzenlemenin yürürlük tarihi dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi uyarınca lehe hüküm belirlemesi yapıldığında aynı Kanun'un 52/2. maddesinin değişiklik öncesi hâlinin sanık lehine sonuçlar içerdiği anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının günlüğünün en fazla 100,00 TL’den paraya çevrilmesi gerekirken 500,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi suretiyle fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, müdafii tarafından kanunî süresi içinde öne sürüldükten sonra, 11.12.2024, 20.12.2024 ve 06.01.2025 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266/1 maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden a. 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (L) bentlerinde sayılan hâllerde adlî para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgarî ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adlî para cezasının belirlenmesi gerektiğine ilişkin yasal düzenleme dikkate alındığında, Mahkemece hükme esas alındığı anlaşılan kuyumcu bilirkişi raporunda zarar miktarının 620.075,00 TL olarak kabul edildiği, sanık hakkında kurulan hükümde temel adlî para cezası tayini ile takip eden hesaplamaların buna göre yapıldığı anlaşılmış ise de, katılanın olaydan hemen sonra kolluğa başvurarak maruz kaldığı eyleme konu ziynet eşyalarını kalem kalem belirttiği, kısa bir süre sonra kolluğa tekrar başvurarak önceki ifadesinde geçen bir ziynet eşyasının niteliğine açıklama getirdiği ve önceki ifadesinde geçmeyen iki ziynet eşyası daha olduğunu belirtmek suretiyle düzeltme yaptığı, ancak kuyumcu bilirkişi tarafından katılanın yalnızca ilk ifadesinde belirttiği ziynet eşyaları esas alınarak kıymet takdiri yoluna gidildiği, bu durumda dahi hesap hatası yapılarak zararın 729.160,00 TL yerine 620.075,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, katılanın dilekçesinde belirttiği hatalı hesaplanmış ziynet eşyaları yönünden de bilirkişiden ek rapor alınarak yeniden zarar miktarının hesaplanması gerektiği gözetilmeden bahse konu Bilirkişi Raporu'nda belirtilen zarar miktarına itibar olunarak temel adlî para cezasının eksik ceza tayini, b. 7499 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesinde yer alan; “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresinin, “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında suç tarihi ile yeni düzenlemenin yürürlük tarihi dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi uyarınca lehe hüküm belirlemesi yapıldığında aynı Kanun'un 52/2. maddesinin değişiklik öncesi hâlinin sanık lehine sonuçlar içerdiği anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının günlüğünün en fazla 100,00 TL’den paraya çevrilmesi gerekirken 500,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi suretiyle fazla ceza tayini, c. 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (1) numaralı başlıkta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (2) numaralı başlıkta açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı banka/kamu görevlisi taklidiyle dolandırıcılıktan (158/1-L) 5 yıl 10 ay hapis ve adli para cezasına mahkum etmiştir. Sanık temyizden vazgeçtiğinden inceleme Cumhuriyet savcısının temyiziyle sınırlı kalmış; savcı, adli para cezasına esas zararın kuyumcu bilirkişi raporunda eksik hesaplandığını, lehe kanun değişikliğinin gözetilmediğini ve infaz yetkisini kısıtlayan hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: 158/1-(L) nitelikli dolandırıcılıkta temel adli para cezası, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde ve zarar doğru hesaplanarak belirlenmeli; katılanın düzeltme dilekçesindeki ziynetler için ek bilirkişi raporu alınmalı, 7499 sayılı Kanun'la değişen TCK 52/2 yönünden TCK 7/2 uyarınca lehe hüküm uygulanmalı ve 5275 106/3'e aykırı olarak adli paranın ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine karar verilerek infaz yetkisi kısıtlanmamalıdır.

Uygulama Sonucu: Bozma: sanık müdafiinin temyizi feragat nedeniyle incelenmeksizin iade edilmiş; Cumhuriyet savcısının temyizi yerinde görülerek hüküm bozulmuş, sanığın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkı CMK 307/5 uyarınca saklı tutulmuştur.

Dava Strateji Notu: Nitelikli dolandırıcılıkta adli para cezası zarara endeksli olduğundan bilirkişinin zarar hesabı savunmanın kritik alanıdır; ayrıca hükümde 'adli para ödenmezse hapse çevrilir' ibaresi infaz yetkisini gasp ettiğinden bağımsız bir bozma/düzeltme sebebi olarak öne sürülebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla