İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3699 Karar: 2026/1498 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3699 K.2026/1498

11. Ceza Dairesi 2025/3699 E. , 2026/1498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/157 E., 2025/527 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümleri

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3699 E. , 2026/1498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/157 E., 2025/527 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümleri

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3699 E. , 2026/1498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/157 E., 2025/527 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/194 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarihi ve sayısı gösterilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nin 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında, a. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f-son, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 80.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nin 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçlarla alakasının bulunmadığına, kendisine iftira atıldığına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında katılana karşı suça konu sahte çeki kullanmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği iddia edilerek banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında, katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanı ve ibraz etmiş olduğu fatura ve tediye makbuzu fotokopilerine göre suç tarihinin "27.02.2014" olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.01.2025 tarihli ve 2021/157 Esas, 2025/527 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nin 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nin 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında katılana karşı sahte çek kullanarak haksız menfaat elde ettiği iddiasıyla açılan davada Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı vermiş; istinafta İzmir BAM 13. Ceza Dairesi duruşmalı inceleme sonucu bu kararı kaldırarak sanığı banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan TCK 158/1-f-son uyarınca 5 yıl hapis ve 80.000 TL adli para cezasına, resmi belgede sahtecilikten TCK 204/1 uyarınca 2 yıl 6 ay hapse mahkûm etmiştir. Sanık, suçlarla ilgisinin olmadığını ve iftiraya uğradığını savunarak temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: İlk derece beraatini kaldıran BAM mahkûmiyeti, deliller gerekçeli kararda tartışılmış ve eylemin sanıkça işlendiği kesin verilere dayandırılmışsa hukuka uygundur; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, TCK 61/1'deki kriterler ve TCK 3/1'deki cezada orantılılık ilkesi çerçevesinde kaldığı sürece bozma nedeni değildir.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemi esastan reddedilerek hükümler oy birliğiyle onanmıştır; katılanın beyanı ile fatura ve tediye makbuzu fotokopilerine göre suç tarihi 27.02.2014 olarak belirlenip yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava Strateji Notu: Sahte çek dosyalarında salt inkâr ve iftira savunması, BAM'ın duruşmalı incelemede kurduğu mahkûmiyeti temyizde sarsmaya yetmez; alt sınırdan uzaklaşmaya itiraz edilecekse TCK 61/1 kriterlerinin somut olayda neden yanlış uygulandığı ayrıntılı biçimde gösterilmelidir, aksi hâlde orantılılık denetimi onamayla sonuçlanır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla