İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3719 Karar: 2025/12715 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3719 K.2025/12715

11. Ceza Dairesi 2025/3719 E. , 2025/12715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2022/212 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümler

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3719 E. , 2025/12715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2022/212 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümler

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3719 E. , 2025/12715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2022/212 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesince dolandırıcılık suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin verilen 12.12.2014 tarihli ve 557-580 sayılı kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince 16.06.2021 tarihli ve 36232-7139 sayı ile; "Sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde, taraflar arasındaki eylemlerin hukuki mahiyette olduğu gerekçesiyle beraat hükümleri kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmesi sonrası İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2022 tarih ve 243-212 sayı ile dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca bozma kararına direnerek önceki hükümler gibi sanıkların beraatlerine karar verilmiş, kararın Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.06.2024 tarihli ve 484-8464 sayılı kararı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli ve 2024/11-460 Esas, 2025/213 Karar sayılı ilamı ile de "Yerel Mahkemenin, dolandırıcılık suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verdiği beraat hükümlerinin, Özel Dairece bozulmasından sonra yapılan yargılama sonucunda bu defa bozma öncesi kararda yer almayan yeni ve değişik gerekçe ile dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca hükümler kurulmuş olması nedeniyle Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde değildir" şeklinde gerekçesiyle dosyanın Dairemize iade edilmesi üzerine gereği düşünüldü; Sanık ... ve temyiz dışı sanıklar .... ve ...'nın, .... San. Tic. Ltd. Şirketinin ortakları oldukları, şirkette resmi bir bağı olmayan sanık ...'in, katılanın yetkilisi olduğu ... Sağlık ve Tedavi Hizmetleri A.Ş'ye giderek orada satın alma sorumlusu olan tanık ... ile görüştüğü ve piyasadan temizlik ve kağıt ürünlerini uygun fiyattan temin edebileceğini söylediği, tanığın durumu mesul müdürleri olan katılana bildirmesiyle fiyat konusunda anlaşma sağladıkları, sanık ...'in sanıklar ..., ... ve ...'ın şirketinden 1.475 TL tutarında mal aldığı, sanık ...'in bu fatura üzerinden %20 iskonto yaptığından 1.180,00 TL tuttuğu, sanık ...'in diğer sanıkların yetkilisi olduğu şirkete ait fatura kesilip verdiği, bu fatura ve ayrıca dava dışı ... Gıda isimli iş yerlerinden alınan mallar karşılığında katılanın hazırladığı 09.07.2008 keşide tarihli, 2.200,00 TL bedelli çeki tanık ...'nın sanık ...'e verdiği, banka yazısına göre çekin aynı tarihte takastan ödendiğinin anlaşıldığı, bu şekilde alınan malların bedelinin ödenmesine rağmen, sanıklar ..., ... ve ...'in ortakları olduğu şirket adına bu faturayı Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2008/4165 esas sayılı dosyası ile icra takibine koydukları, bu suretle sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda; 1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık ...'in, katılanın çalışanı tanık ...'e kendisini şirketlerin ticari mümessili gibi tanıttıktan sonra piyasadaki şirketlerden uygun fiyata mal temin edeceğini söyleyip sattığı mal karşılığı bedelini çekle almasına ve bedelini de aynı gün tahsil etmesine rağmen parayı sanık ...'nın şirketine vermediğinden sanık ...'nın katılan şirket aleyhine icra takibi yaptığı anlaşıldığından, sanık ...'in sanık ...'nın şirketini temsil etme yetkisi olmadığı ve sanık ... ile iştirak halinde hareket edip icra takibini yaptıkları net olmadığından sanık ...'in eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu basit dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Şirket adına verilen çekle mal alımı sonrası bedeli tahsil edilmesine rağmen aynı faturanın icra takibine konması biçimindeki dolandırıcılık iddiasında; mahkeme direnerek beraat vermiş, biri hakkında suç unsuru oluşmadığından beraat, diğeri yönünden basit dolandırıcılık nitelendirmesi yapılmıştır.

Hukuki İlke: Suç unsurları oluşmayan sanık yönünden beraat isabetlidir. Basit dolandırıcılık yönünden ise TCK 66/1-e ve 67/4 uyarınca öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı suç tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuşsa, CMK 223/8 gereği kamu davasının düşmesine karar verilir.

Uygulama Sonucu: onama ve düşme

Dava Strateji Notu: Ticari ilişkiden kaynaklanan çek/fatura uyuşmazlıklarında eylemin hukuki ihtilaf mı dolandırıcılık mı olduğu ayrımı belirleyicidir; uzun süren yargılamalarda TCK 66/1-e, 67/4 olağanüstü zamanaşımı savunması mutlaka takip edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla