Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/463 E. , 2025/7163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5539 Değişik İş SUÇ : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/463 E. , 2025/7163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5539 Değişik İş SUÇ : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2022 tarihli ve 2022/5594 Soruşturma, 2022/3444 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ceyhan Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/5539 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.01.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11403 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9554 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9554 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin müteahhit olduğu ve müşteki ile şüphelinin, ... ili ... ilçesi .. Mahallesi .. 524 ada 23 parselde yer alan apartmandaki üçüncü kattaki on numaralı dairenin alım satımı konusunda anlaşmalarını müteakip, müştekinin 15.000 Euro ve 9.600,00 Türk lirası ödeme yapmasına rağmen dairenin kendisine tapuda devrinin yapılmadığı gibi şüpheliye de ulaşamadığından bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma işlemleri sonunda, şikayet konusunun taraflar arasındaki hukuki ihtilaftan kaynaklandığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Şüphelinin, şikayet konusu taşınmazın müştekiye 160.000,00 Türk lirası bedel karşılığında satımı konusunda müşteki ile anlaşmaları akabinde, müştekinin kendisine 70.000,00 Türk lirası kapora bedeli ödediğini, bu parayı elden aldığını ancak geri kalan bedelin ödenmemesi sebebiyle evin bir başkasına satılmasının ardından ödenen kapora bedelinin müştekiye iadesi konusunda anlaşmalarına rağmen evin hala satılmaması nedeniyle müştekiye bir ödeme yapamadığını beyan ettiği, Halbuki müşteki vekilinin anılan karara karşı sunmuş olduğu 08/12/2022 tarihli itiraz dilekçesinde, şikayet konusu taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde, şüphelinin anılan taşınmazı 21/09/2017 tarihinde ... yevmiye nolu işlemle ... isimli kişiye satmasına, dolayısıyla söz konusu taşınmaz ile ilgili tasarruf etme yetkisi olmamasına rağmen şüphelinin bu kez de 25/04/2018 tarihinde müştekiye satışını yaptığının belirtilmesi karşısında, şikayete konu taşınmazın tapu kayıtlarının temin edilerek anılan hususun araştırılması, yine ... isimli şahsın açık adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla ifadesine başvurulması, Bununla birlikte, dosyada örneği mevcut satış sözleşmesinin 4. maddesinde satış bedelinin belirtilen sürede ödenmediği takdirde, satış alınan bedelinin tamamının eksiksiz şekilde iade edilmesi şartıyla satıcının satış hakkından vazgeçebileceğinin belirtildiği, müştekinin ise ödemiş olduğu 74.500,00 Türk lirası karşılığında 15.000 Euro ve yine daha sonra 9.600,00 Türk lirası ödediğini belirtmiş ise de satış bedelinin 160.000,00 bin Türk lirası olması karşısında satış bedelinin tamamının ödenmediği gibi sözleşme tarihinin de bulunmadığı, buna rağmen taşınmazın 25/04/2018 tarihinde teslim edileceğinin belirtilmesi karşısında sözleşme tarihinin anılan tarihten daha önceki bir tarih olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple de taşınmazın şüpheli tarafından 21/09/2017 tarihinde 14033 yevmiye nolu işlemle ... isimli kişiye satmasına engel bir durumun olamayacağı anlaşılmakla temin edilecek tapu kayıtları incelenerek sözleşmenin 21/09/2017 tarihli satış işleminden önce yapılıp yapılmadığının, dolayısıyla sözleşme tarihinin tespit edilmesi gerektiği, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; müteahhitlik yapan şüpheli ile şikâyetçinin, inşaatı devam eden ... İli .. İlçesi .. Mahallesi 524 Ada 23 Parselde yer alan bağımsız bölümün 160.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarının, şikâyetçinin 15.000,00 Euro ve 9.600,00 TL kaporayı şüpheliye nakit olarak vermesine karşın, aradan geçen uzun süreye rağmen dairenin teslim edilmediğinin, yapılan araştırmalarda taşınmazın taraflar arasındaki sözleşme tarihinden önceki bir tarihte ... isimli kişiye satıldığının ve üçüncü bir kişiye kiraya verildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; dosya içerisinde yer alan tapu kaydına göre de taşınmazın maliki olarak görünen ...'in açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile olayla ilgili bilgisine başvurulması, şüpheliyle aralarında herhangi bir akrabalık ilişkisi bulunup bulunmadığının, şüphelinin sözleşme tarihinde taşınmaz üzerinde tasarruf etme yetkisinin olup olmadığının belirlenmesi, şüpheli hakkında benzer iddialara yönelik başkaca soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılmasını müteakip, başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediği de belirlendikten sonra, sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müşteki ile şüphelinin arasında bulunan anlaşmazlığın yukarıda adresi belirtilen dairenin satımına ilişkin olduğu, bu sebeple müşteki ile şüpheli arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığı..." şeklindeki gerekçeyle, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ceyhan Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.01.2023 tarihli ve 2022/5539 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.