Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/467 E. , 2025/7171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/767 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığını
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/467 E. , 2025/7171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/767 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 29.07.2024 tarihli ve 2023/139494 Soruşturma, 2024/53569 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.07.2024 tarihli ve 2024/1090 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/767 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.09.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/... sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/... sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9542 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2024 tarihli kararı ile şüphelinin düzenlediği iddia olunan sahte fatura ve belgeler üzerinde yazı ve imza incelemesinin yaptırılması, karşıt şirket yetkililerin tespit edilerek kendilerinin ve şüphelinin ifadesinde belirttiği kişilerin ifadelerinin alınması, yine şüphelinin şirketin işleyişine fiilen katılıp katılmadığının belirlenmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter ve belgeleri ibraz etmemek ile sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 10/02/2024 tarihli vergi suçu raporunun, aynı tarihli vergi tekniği raporu ile 09/03/2024 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, bununla birlikte iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül" başlıklı 367. maddesinin beşinci fıkrasında; "359 uncu maddede yazılı suçlara ilişkin yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmalarda mütalaaya konu fiilin, başka bir kişi tarafından veya başka bir kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması durumunda, bu kişi bakımından kamu davası açılması için rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartı aranmaz." Denilmektedir. 4. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.07.2024 tarihli ve 2024/1090 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüphelilerden ... isimli şahsın alınan savunmasında, iddianameye konu şirketin ... adına kayıtlı olduğu, kendisinin diğer şüpheli ...'yı yönlendirmediği şeklinde, şüphelilerden ...'nin alınan savunmasında, iddianameye konu şirketin kendisi ile bir alakasının olmadığı, kendisinin böyle bir mükellefi olmadığı, ... isimli şahsın bilgisi ve muvafakati dışında kendi adına beyannameler verdiği, şüphelilerden ... isimli şahsın alınan savunmasında şüphelilerden ...'nın iddianameye konu şirketi kendi adına kurduğu, kendisinin bu şirketin yetkilisi olmadığı, şirket adına fatura düzenlemediği, bu konuda kendisinin de suç duyurusunda bulunduğu şeklinde beyanda bulunması rağmen soruşturma aşamasında bu hususun araştırılmaksızın doğrudan iddianame tazimi yoluna gidildiği, öncelikle şüphelilerin imza yazı örnekleri ile şirketin kuruluş evraklarında ve iddianameye konu faturalarda yer alan imza yazı örneklerinin grafoloji alanında uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek, söz konusu imza ve yazıların şüphelilerin eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği ayrıca şüphelilerin iddianameye konu şirketin işleyişine fiili olarak katılıp katılmadığının tespiti amacıyla şirketin fatura düzenlendiği firma yetkililerinin ve şüpheli ...'nın beyanında geçen ... isimli şahsın tanık olarak dinlenerek şüphelileri tanıyıp tanımadıklarının, ticari ilişkide kiminle muhatap olduklarının araştırılması söz konusu eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, bu hususların suçun sübutuna doğrudan etki edebilecek delil mahiyetinde olduğu..." gerekçesiyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.07.2024 tarihli ve 2024/139494 Soruşturma, 2024/53569 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b. maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 10.02.2023 tarihli ve 2023-(2014-3-893)/7 sayılı vergi suçu raporu ile ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...vergi kimlik numaralı mükellefi ... İnşaat Plastik Nakliye ve Oto Yedek Parça Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ... hakkında, "2019 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" ve şeriği oldukları değerlendirilen şüpheliler ... ile ... haklarında da "2019 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçlarını işledikleri belirtilerek atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelilerden ...'in .. .. . .. Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, arkadaşı olan şüpheli ... aracılığıyla tanıştığı muhasebeci ...'ye vekalet vererek adına şirket kurulmasını kabul ettiğini, amacının işlerini büyütmek olduğunu, şirketin faal olmadığını, sahte fatura düzenlemediğini, defter ve belge isteme yazısının kendisine ulaşmadığını, ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/84923 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında şikâyetçi olduğunu beyan etmesine, şüpheli ...'nun da benzer nitelikte savunmada bulunmasına ve şüpheli tarafından adı geçen şirket adına şüpheli ...'ye vekalet verildiğinin vergi incelemesi sırasında tespit edilmesine karşın; şüpheli ...'nin suçlamaları kabul etmeyerek, çalışanı olan .... isimli kişinin bilgi ve rızası dışında bu şirkete ilişkin işlemeleri gerçekleştirdiğini, çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söylemesi karşısında, adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, Mahkemenin iddianamenin iadesi nedenleri arasında saydığı, özellikle sahte fatura düzenleme suçu ile şüphelileri ilişkilendiren delillerin toplanmasına ve bahse konu suç duyurularının akıbetlerinin araştırılmasına yönelik eksiklikler giderildikten sonra şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.