Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/485 E. , 2025/10802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2913 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın ka
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/485 E. , 2025/10802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2913 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2023 tarihli ve 2022/10188 Soruşturma, 2023/9401 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/2913 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/10682 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9641 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9641 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında; Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, şüpheli ile yabancı uyruklu müştekiler arasında yapılan sözleşme gereği, şüphelinin Antalya ili ... ilçesindeki inşaat halindeki daireyi 140.000,00 euro karşılığında müştekilere sattığı ve devrini taahhüt ettiği, müştekilerin sözleşme kapsamında şüpheliye 85.000,00 euro ödeme yaptığı, ancak şüphelinin esasen müştekilerle yaptığı sözleşmeden önce söz konusu daireyi denetim firmasına devrettiği, bu şekilde şüphelinin müştekilere karşı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde, taraflar arasında alacak verecek meselesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Şüphelinin müştekilerden almış olduğu 85.000,00 Euro parayı kabul etmesine rağmen satış bedelinin tamamının ödenmediği gerekçesiyle tapuyu müştekilere devretmediğini, söz konusu daireyi yapı denetim firmasına devrettiğini ikrar ettiği, ancak dosya kapsamında sözleşme konusu ... İlçesi ... Mahallesi 2 54... Parsel A5 Blok No:14/3 şeklinde bilgiye sahip dairenin devredilip devredilmediği, devredilmiş ise ne zaman devredildiğine dair bir belge bulunmadığı, ... Tapu Müdürlüğünün E-84561870-105-5378936 sayılı yazısı ekindeki tapu kayıtlarına göre 2 54... parsel sayılı taşınmazın imar işlemi ile ... Mahallesi 5 93... parsel ve 5 94... parsel numaralı arsa vasıflı taşınmazlara dönüşmüş olduğunun belirtilmesi karşısında, müştekiler ve şüpheli arasında imzalanan sözleşmeye konu vasıfta bir taşınmazın gerçekten bulunup bulunmadığı, böyle bir taşınmaz var ise devredilip devredilmediği, devredilmiş ise hangi tarihte ve kime devredildiği hususu tespit edilip, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçiler ile ... Gayrimenkul Yatırım ve İnşaat Tic. A.Ş'nin yetkilisi olan şüpheli arasında, ... Mahallesi 2 54... parselde inşa edilecek ... isimli projeden, 3. Kat A5 Blok No:14 de bulunan dairenin satışı hususunda 28.02.2020 tarihinde sözleşme düzenlendiğinin, sözleşme uyarınca 85.500 Euro ödeme yapıldığının, kalan kısmının ise daire teslim tarihi olan 30.09.2020 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığının, buna rağmen belirtilen tarihte dairenin teslim edilmediği gibi, aynı dairenin daha önceden yapı denetim firması hissedarına satıldığının iddia olunması karşısında; arsa sahipleriyle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin getirtilerek incelenmesi, arsa üzerinde herhangi bir kat irtifakı kurulup kurulmadığının, şüphelinin belirtilen daireyi satış yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse arsa sahiplerinin beyanlarına başvurulması, inşaatın hangi aşamada olduğunun tespit edilmesi, bahse konu dairenin yapı denetim firması hissedarlarından birine adi yazılı sözleşme ya da tapu dairesinden satılıp satılmadığının, satılmış ise tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde belirlenmesi, sözleşmede imzası bulunan emlakçı ...'ün beyanına başvurulması, şüphelinin ifadesinde geçen hukuk dosyanın celbi ile incelenerek bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken; "...şikayete konu olayda taraflar arasında imzalanan ve bir sureti dosyada bulunan 28/02/2020 tarihli sözleşmeye göre alıcının daire bedelinin tamamını ödemesi durumunda tapu devrinin yapılacağının kararlaştırıldığı, bu yönüyle şikayete konu olayın hukuki mahiyette bir ihtilaf olduğu ve takibinin hukuk mahkemelerinde mümkün olduğu, kaldı ki müştekinin hukuk mahkemelerinde dava açtığı ve icra takibi başlattığı, şikayete konu olayda hile unsurunu içermemesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/2913 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.