İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/5161 Karar: 2026/1779 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/5161 K.2026/1779

11. Ceza Dairesi 2025/5161 E. , 2026/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/76 E., 2017/417 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesind

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/5161 E. , 2026/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/76 E., 2017/417 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesind

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/5161 E. , 2026/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/76 E., 2017/417 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılanın hükmü temyiz ettikten sonra öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği; sanıklar müdafilerinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede Katılanın UYAP'tan alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 18.09.2019 tarihinde ölmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, Dairemizin 01.07.2025 tarihli ve 2021/16091 Esas, 2025/8132 Karar sayılı tevdii kararı üzerine gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 06.01.2026 tarihinde öldüğü, bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; Sanığın savunmasında, suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğini, başka birine borcunun olduğunu, parası olmadığı için arkadaşı olan Sanık ...'ın çek verebileceğini söylediğini ve suça konu çeki sanık ...'tan aldığını, sanık ...'a bu çek karşılığı başlangıçta 1000 TL para verdiğini sonra geri kalan borcunu araya bir takım sıkıntılar girmesi sebebiyle ödeyemediğini, sanık ...'tan aldığı suça konu çeki katılan ...'a faizle borç para alması karşılığında verdiğini belirtmesi, sanık ...'ın bozma sonrasındaki beyanında suça konu çeki, arkadaşı olan sanığa verdiğini ancak sanığın taahhütlerini yerine getirmediğini söylemesi, katılan ...'ın da, sanığa verdiği borca karşılık olarak suça konu çeki aldığını, sanığın çekin günü geldiğinde bankaya gidip, birlikte parayı çekip, sen alacağını alırsın ben de geri kalanı alırım dediğini beyan etmesi karşısında, sanığın borç ödemek için arkadaşı olan sanık ...'tan aldığı çekin sahte olduğunu bildiğine dair, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sahte çekle bağlantılı, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiştir. Temyizden sonra katılanın 2019'da, sanıklardan birinin ise 2026'da öldüğü UYAP-MERNİS kayıtlarından tespit edilmiş; diğer sanık yönünden ise arkadaşından borç için aldığı çeki katılana verdiği olay örgüsü incelenmiştir.

Hukuki İlke: Katılanın ölümüyle CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılma hükümsüz kalır ve mirasçılar temyiz etmezse dosya o yönden incelenmez; hükümden sonra ölen sanık hakkındaki kamu davasının düşmesi gerekir; ayrıca borç karşılığı alınan çekin sahte olduğunun bilindiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil yoksa mahkûmiyet kurulamaz.

Uygulama Sonucu: Daire, katılan vekilinin temyizi yönünden dosyayı incelenmeksizin iade etmiş; ölen sanık hakkındaki hükmü bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiş; diğer sanık yönünden ise çekin sahteliğini bildiğine yeterli delil bulunmadığından beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bularak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

Dava Strateji Notu: Sahte çek kaynaklı dolandırıcılık savunmasında müvekkilin çeki hangi ilişkiyle edindiği, karşılığında ödeme yapıp yapmadığı ve tarafların birbirini doğrulayan beyanları, sahteliği bilme unsurunu çürüten temel malzemedir; bu anlatı tutarlı kurulursa şüpheden sanık yararlanır ilkesi işler. Uzun süren temyiz süreçlerinde tarafların güncel nüfus kayıtlarının denetlenmesi de düşme ve katılma hükümsüzlüğü gibi sonuçları doğrudan tetikler.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla