İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/532 Karar: 2025/10816 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/532 K.2025/10816

11. Ceza Dairesi 2025/532 E. , 2025/10816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4610 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/532 E. , 2025/10816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4610 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/532 E. , 2025/10816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4610 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2023 tarihli ve 2023/81089 Soruşturma, 2023/39257 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/4610 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.09.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/13148 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11101 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11101 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Şüphelilerin İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2023/417 esas sayılı dosyasındaki takibe konu 05/05/2023 düzenleme tarihli ve 100.000,00 Türk lirası bedelli senedin alacaklısı olan ... şirketinin sahibi ve ortakları olduğu, anılan senette borçlu olarak görünen ... Gıda Turizm Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin de şüphelilerden ...'in sahibi olduğu, dolayısıyla ...'in ortada olmayan bir borç sebebiyle sahibi olduğu her iki şirket arasında sahte bir senet düzenlemek suretiyle müştekinin şirketi ile kendi şirketi arasındaki alacak-borç ilişkisi nedeniyle müştekiye ait .... Gıda Turizm Tesktil Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine anılan takibi başlattıklarından bahisle şikayetçi olunması üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, ancak soruşturmanın konusunun hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve dolandırıcılık suçunu oluşturacak hileli bir davranışın bulunmadığından bahislekovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Öncelikle şüpheliler ile müştekinin ayrıntılı beyanlarının alınarak şikayet konusunun net bir şekilde aydınlatılması, tarafların şirketleri arasındaki alacak ve borç ilişkisine konu senet ile ilgili tüm ticari kayıtların, ilgili belge ve bilgilerin her iki şirketten de temin edilmesi, yine İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2023/417 esas, İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2018/12213 esas ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/137 esas ve 2023/138 esas sayılı dosyalarının temin edilerek incelenmesi, yine tarafların sahibi oldukları şirketler arasında taşınmaz satış vaadine konu olduğu belirtilen İzmir ili ... ilçesi 3304 Ada 8 nolu parselde yer alan taşınmazın şikayet konusu ile ilgisinin net bir şekilde tespit edilmesi, anılan taşınmaz şüpheli ... Gıda Turizm Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketine satılmış ise de aslında teminat borcu olarak devredilmesine rağmen dosyada örneği mevcut taşınmaz satış vaadi sözleşmesine aykırı davranıldığının da iddia edilmesi karşısında da tüm şikayet konularının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmasının gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre belirlenecek şüpheli ya da şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ...'nin yetkilisi olduğu ... Gıda Turizm Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş. ile şikâyetçi şirket arasında akdedilen sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/137 ve 2023/138 Esas sırasında devam eden yargılamalar esnasında, şüphelilerin şikâyetçi şirkete zarar vermek amacıyla, borçlusu ... Gıda Turizm Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş., alacaklısı yine yetkilileri şüpheliler ... ve ... olan ... Makina Demir ve Çelik Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. adına 100.000 TL bedelli bonoyu muvazaalı şekilde düzenleyerek, gerçekte şikâyetçi şirketin faaliyet gösterdiği "... Mahallesi 10014 Sokak No: 5 .../İzmir" adresinde fiili haciz işlemi yapılmasını talep ettiklerinin ve borç miktarının çok üzerinde olacak şekilde şikâyetçiye ait yaklaşık 30.000.000,00 TL değerindeki taşınır malın haczedilmesi suretiyle şikâyetçinin ticari faaliyetinin durmasına neden olduklarının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ilgili Ticaret Sicil Müdürlüklerinden de sorulmak suretiyle ... Gıda Turizm Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş. ile ... Makina Demir ve Çelik Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş.'nin haciz tarihindeki yetkilileri tespit edilerek şikâyetçi şirket yetkilisi/yetkilileri ile adı geçen şirketlerin yetkililerinin olayla ilgili ayrıntılı şekilde beyanlarına başvurulması, şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen Avukatlar ... ve ... yönünden dosya tefrik edilerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin yapılması, İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2023/417 Esas, İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2018/12213 Esas ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/137-138 Esas sayılı dosyaları ile şikâyet konusu olaya ilişkin taraflar arasındaki tespit edilecek diğer icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, ihtilaf konusu taşınmazın mülkiyet bilgilerinin ilgili Tapu Müdürlüğünden celp edilmesi, şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen tanıkların olayla ilgili bilgilerine başvurulması, muvazaa iddialarının ispatı yönünden gerekli görülmesi halinde senet alacaklısı ve borçlusu olarak görünen şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasından sonra, sonucuna göre tüm şüpheliler yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, "...somut olayda şüphelilerin hile ve desise içeren herhangi bir eylemi tespit edilemediği, nitekim şüphelilerin eylemlerinin müştekinin iradesini fesada uğratacak ve onun denetim olanağını ortadan kaldıracak nitelik taşımadığı, diğer bir deyişle şüphelilerin eylemlerinin dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturacak şekilde “nitelikli yalan” yani “hile” kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla izah edilen hususlar doğrultusunda “Dolandırıcılık” suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığının anlaşıldığı, tüm bu açıklamalar ışığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın esas olarak Borçlar Hukuku ve İcra İflas Hukuku kapsamında takibin iptali ve istihkak iddiası hükümlerine göre çözümlenmesi gereken hukuki ihtilaf niteliği taşıdığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde, yalnızca şüpheliler ... ve ... haklarında, verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/4610 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla