Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/533 E. , 2025/10812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6907 Değişik İş SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNA
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/533 E. , 2025/10812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6907 Değişik İş SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2023 tarihli ve 2023/44066 Soruşturma, 2023/37575 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.01.2024 tarihli ve 2023/6907 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.01.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/9974 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11006 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11006 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekiye ait evde 7 yıl önce kiracı olarak oturmaya başladığı, yaklaşık 2,5 yıl önce müştekiye ait evden taşınarak başka bir adreste ikamet etmeye başladığı, 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen depremden önce müştekiye ait evden taşınmış olmasına rağmen halen anılan evde ikamet ediyormuş gibi AFAD'dan 15.000,00 Türk lirası taşınma parası, 10.000,00 Türk lirası deprem yardım parası ve her ay 3.500,00 Türk lirası kira yardım parası alarak AFAD'ı dolandırdığı ve müştekinin alması gereken parayı müştekinin rızası olmadan aldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonunda, şüphelinin eyleminin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na aykırılık teşkil ettiği, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, AFAD tarafından yersiz bir ödeme yapıldı ise zamanaşımı süresinde her zaman tahsilinin mümkün olacağı ve hukuk mahkemelerinin yetkili olduğu bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin savunmasını doğrulayacak şekilde adres araştırmasının yapılması, suça konu adreste bulunan diğer ikamet edenlerin beyanına başvurulması, AFAD'dan şüphelinin yardım alıp almadığının tespit edilmesi, yardım alındı ise gerekli araştırmaların AFAD tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, müştekinin suça konu adrese hangi tarihte taşındığının tespit edilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesine göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yalnızca suçtan zarar görene itiraz hakkı tanındığı ve şikâyetçinin atılı suçlardan doğrudan zarar görmediği anlaşıldığından, şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz hakkı bulunmayıp, itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usûlden reddi yerine işin esasına girilerek reddine karar verilmiş ise de, ret kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosya kapsamına göre, suçtan zarar görme ihtimali bulunan T.C. İç İşleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğ edilmesinin gerektiği anlaşılmakla, belirtilen husus yönünden müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kiracının, taşındıktan sonra hâlâ depremzede evinde oturuyormuş gibi AFAD'dan taşınma, yardım ve kira parası aldığı iddiasıyla soruşturma açılmış; savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz reddedilmiş, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: CMK 173/1'e göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yalnızca suçtan doğrudan zarar gören itiraz edebilir; doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin itirazı sıfat yokluğundan usulden reddedilmeliyken esastan reddedilmişse, ret sonucu itibarıyla doğru olduğundan bozmayı gerektirmez.
Uygulama Sonucu: KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİ — şikâyetçinin doğrudan zarar görmediği ve itiraz hakkı bulunmadığı, ret kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: AFAD/kamu zararına dolandırıcılıkta doğrudan zarar gören kamu kurumudur; şahsi şikâyetçinin sıfatı yoksa itirazı reddedilir, bu tür dosyalarda kararın ilgili kamu kurumuna tebliği sağlanmalıdır.