Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/534 E. , 2025/10820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7123 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/534 E. , 2025/10820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/7123 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve 2023/93729 Soruşturma, 2023/47564 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.02.2024 tarihli ve 2023/7123 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/13745 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10920 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10920 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde özetle, müşteki ... Tekstil Anonim Şirketi ile kendisini ... tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin müdürü olarak tanıtan şüpheli ... arasında daha önce ticari ilişkinin bulunduğu, başlangıçta küçük siparişler vererek müştekinin güveninin kazanıldığı, son olarak 12/01/2022 tarihinde müştekiden 20.658,30 Euro karşılığında mal alındığı halde ödemenin yapılmadığı, şikayetin yapıldığı tarihe kadar müştekiyi oyalamak suretiyle dolandırıcılık suçu işlendiğinden, şüphelilerin bu işlemi sadece müştekiye değil, onlarca vatandaşa yapmış olduklarını, Uyap sorgusunun yapılması halinde bu hususun tespit edileceğinden bahisle şikayetçi olunması üzerine yapılan soruşturma sonunda şikayete konu eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre, şikayet konusu alışverişe ilişkin tüm belgeler temin edildikten sonra alışverişe ilişkin tanıkların dinlenmesi, şüpheli ...'nin kimlik bilgilerinin tespit edilerek şüpheli sıfatıyla beyanının alınması ve hakkında benzer suçlardan soruşturma olup olmadığının tespit edilmesinin ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli ...'nin kendisini ... Tekstil ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olarak tanıttığının ve şikâyetçi şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunun, başlangıçta düşük tutarlı siparişler vererek şikâyetçinin güvenini kazanan şüphelinin, son olarak suç tarihinde şikâyetçiden 20.658,30 Euro bedelli mal aldığının ve paranın şirketin İspanya merkezli olması nedeniyle Noel tatili sonrasında ödeneceğini bildirdiği halde ödemenin yapılmadığının, yapılan icra takibi neticesinde de şirketin gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığının tespit edildiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ... Tekstil ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin suç tarihindeki yetkilisi/yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi, şüpheli ... ve tespit edilebilecek diğer kişilerin şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, şikâyetçi şirket ile şüpheliler arasındaki ticari ilişkiyi gösterir bilgi ve belgelerin temin edilmesi, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2022/6955 sayılı dosyası ile taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair tespit edilebilecek diğer icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, adı geçen şirketin gerçek bir ticari faaliyeti bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan da sorulmak suretiyle mahallinde usûlünce araştırılması, tanık olarak isimleri bildirilen ... ve ...'ın olayla ilgili bilgilerine başvurulması, şüpheli/şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra, şüpheli/şüphelilerin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediklerinin de ortaya konulması suretiyle bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...eylemin alım-satım akdinden kaynaklı hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, olayda suç unsurlarının oluşmadığı, müştekinin zararın tazmini için hukuk mahkemelerine başvurabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.02.2024 tarihli ve 2023/7123 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.