İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/5419 Karar: 2026/1305 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/5419 K.2026/1305

11. Ceza Dairesi 2025/5419 E. , 2026/1305 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2154 E. 2025/1205 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER:

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/5419 E. , 2026/1305 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2154 E. 2025/1205 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER:

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/5419 E. , 2026/1305 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2154 E. 2025/1205 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret Sanık ... ve müdafinin kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunduktan sonra, sanık müdafinin dava dosyasında mevcut .... Noterliğince tanzim olunan 17.04.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekâletnamesinin feragat hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 06.01.2026 tarihli dilekçeyle; sanığın ise kalmakta olduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 12.01.2026 tarihli dilekçeyle temyiz isteklerinden feragat ettikleri belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Temyizin kapsamına göre; Silifke 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2022/186 Esas, 2024/173 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-L, 158/3, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 1.200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/2193 Esas, 2024/1920 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hükümlerin eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Silifke 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2024/318 Esas, 2025/132 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-L, 158/3, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 1.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.09.2025 tarihli ve 2025/2154 Esas, 2025/1205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ Sanık ...'in temyiz isteği; müdafinin yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına, suç işleme kastının bulunmadığına ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine ilişkindir. III.GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ... ve müdafinin kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunduktan sonra, sanık müdafinin dava dosyasında mevcut .... Noterliğince tanzim olunan 17.04.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekâletnamesinin feragat hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 06.01.2026 tarihli dilekçeyle; sanığın ise kalmakta olduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 12.01.2026 tarihli dilekçeyle temyiz isteklerinden feragat ettikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İddianame düzenlenmesinden önce elde edilen delillere yönelik soruşturma evrakının dosya içerisinde bulunmadığı ancak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde taralı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1)5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından 30.05.2024 tarihinde verilen hükümlerin istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının ise aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine kararı verildiği somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 10.09.2025 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi, 2)Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması hâlinde âdil ve etkin yargılanma hakkının gereği olarak sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması zorunluluğunun bulunduğuna karar verilmiştir. Sanığın,5237 sayılı Kanun'un 158/1-L-son ve 158/3. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilen suç yönünden, suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanığın istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafi huzurunda alınması ve ayrıca aynı Kanun'un 188/1. maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği, bu açıklamalar ışığında, sanığın hüküm duruşmasında kendisinin seçtiği müdafisinin hazır bulunmadığı, sanık müdafinin mazeret bildirdiği halde mazeret konusunda karar verilmediği ve sanığa re'sen müdafi de tayin edilmeden hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 188/1.maddesinin ihlâli ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı CMK'nın 266/1 maddesi gereği temyiz istemlerinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.09.2025 tarihli ve 2025/2154 Esas, 2025/1205 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılıktan Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince önce 10 yıl hapis cezası verilmiş; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi hükmü duruşma açmaksızın eksik inceleme nedeniyle bozmuş, bozmaya uyan mahkeme bu kez 8 yıl 9 ay hapis ve 1.500.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz aşamasında sanıklardan biri ve müdafii feragat dilekçesi vermiş, tutuklu diğer sanık ise hüküm duruşmasında müdafisiz bırakıldığını ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi ancak CMK 280'in ilgili bentlerinde tahdidi sayılan hâllerde duruşma açmadan bozma kararı verebilir; eksik inceleme gibi delil değerlendirmesi gerektiren durumlarda 280/1-g uyarınca duruşma açıp delilleri tartışarak hüküm kurmalıdır. Ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı uyarınca, zorunlu artırım nedeniyle alt sınırı beş yılı aşan suçlarda sanığın istemi aranmaksızın CMK 150/3 gereği müdafi atanması ve CMK 188/1 gereği zorunlu müdafiin son celsede hazır bulunması şarttır.

Uygulama Sonucu: Daire, feragat eden sanık yönünden dosyayı temyiz davasının istek şartına bağlılığı nedeniyle incelenmeksizin iade etmiş; diğer sanık yönünden ise hem istinafın duruşma açmadan bozma vermesini hem de seçilmiş müdafiin mazereti karara bağlanmadan ve re'sen müdafi atanmadan hüküm kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması sayarak esastan ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Dava Strateji Notu: Üç veya daha fazla kişiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık gibi zorunlu artırımla alt sınırı beş yılı aşan dosyalarda, hüküm celsesinde müdafi yoksa bu tek başına bozma getiren mutlak bir savunma hakkı ihlalidir; celse tutanağındaki mazeret dilekçesinin karara bağlanmaması da ayrıca işlenmelidir. Temyizden feragat cezaevindeki müvekkille teyit edilmeden verilmemelidir, feragat dosyayı kesin olarak kapatır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla