Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/764 E. , 2025/13345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2768 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın re
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/764 E. , 2025/13345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2768 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli ve 2017/204331 Soruşturma, 2018/136776 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.03.2024 tarihli ve 2024/2768 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 27.01.2025 tarihli ve 2024/23185 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14701 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14701 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/06/2017 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, şüphelilerin yurda giriş ve çıkış kayıtlarının celp edilmesi, şüpheli ...'ın herhangi bir şirkete ortaklığının olup olmadığı, ilgili borcun şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığı, şayet bir ortaklığının bulunması halinde şüphelinin sermaye miktarının ticaret sicilden ve başkaca kurumlardan araştırılması, şüphelilerin ifadelerinin alınarak özellikle dosyada mevcut facebook yazışmalarının da müştekinin iddiaları doğrultusunda sorulması, müştekinin delilleri arasında bildirdiği İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/478 esas sayılı dosyası ile Kapatılan Ümraniye 1. İcra Müdürlüğünün 2010/12149 esas ve 2010/20072 esas sayılı dosyalarının celp edilmesi, belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra tekrar değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine ilişkin İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/11/2017 tarihli kararını müteakip, anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli ... ile müşteki ...'ın ifadelerinin alındığı, şüpheli ...'un yurda giriş ve çıkış kayıtlarının celp edildiği, bunların dışında soruşturmanın genişletilmesine ilişkin ilk mercii kararında belirtilen diğer eksiklikler tamamlanmadan gönderilen dosya üzerine, yeniden soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarihli ve 2017/62302 Soruşturma, 2017/61568 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2017 tarihli ve 2017/3641 Değişik İş sayılı kararı ile soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği, yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli ve 2017/204331 Soruşturma, 2018/136776 Karar sayılı kararı ile yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu karara yönelik itiraz üzerine de, İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.03.2024 tarihli ve 2024/2768 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; şüphelilerden ...'ın şirketinin 26.02.2009 tarihinde şikayetçilere devredildiği, bununla birlikte; daha sonradan 05.03.2007 tanzim tarihli, keşidecisi şüpheli ..., lehdarı ise diğer şüpheli ... olan iki adet bononun bulunduğunun anlaşıldığı, bu bonoların herhangi bir alacak-borç ilişkisi olmaksızın muvazaalı olarak düzenlendiği, ... tarafından ...'a yönelik gerçekleştirilen icra takibi sonucu haczi kabil malının bulunmadığının tespiti üzerine, bu kez şirket devrinin usulsüz olduğu iddiasıyla tasarrufun iptali davası açtığı, iş birliği içinde hareket eden şüphelilerin sahte bono düzenleyip tasarrufun iptali davası açmak suretiyle atılı suçları işledikleri iddia olunmuş ise de; bonolarda maddi sahtecilik yapılmadığı, şirket devrinin usulsüz olduğu iddiasıyla tasarrufun iptali davası açılmasının hukuk mahkemelerinin konusu olup hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu, atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.