KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/839 E., 2025/13354 K.
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2004/115 E., 2004/200 K
- Suç
- Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU
- Karar
- Karar verilmesine yer olmadığına
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
550 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2004/115 Esas, 2004/200 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.02.2025 tarihli ve 2024/4484 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/21401 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/21401 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 504/7, 80, 522/1 ve 59/2. maddeleri gereğince 7 ay 23 gün hapis ve 31.828.000 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Zonguldak
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2004 tarihli ve 2004/115 esas, 2004/200 sayılı kararının temyiz edilmeksizin 27/10/2004 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün memnu hakların iadesi talebinde bulunması üzerine, hükümlü hakkındaki cezanın kısa süreli hapis cezası olduğu ve bu nedenle yasaklanmış hakkı bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Zonguldak
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2023 tarihli ve 2004/115 esas, 2004/200 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, adı geçen hükümlünün nitelikli dolandırıcılık suçundan almış olduğu mahkûmiyet kaydının, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı ve sanık hakkındaki mahkûmiyet kararında herhangi bir hak yoksunluğu yer almasa da,
sanığın mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunabileceği ve hakkındaki adlî sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kanun yararına bozmanın, hükümlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve bu yolla içtihat birliğinin sağlanması amacını taşıdığı, bununla birlikte.
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun "Adlî sicil bilgilerinin silinmesi" başlıklı 9/2. maddesinde, ilgilinin ölümü üzerine adlî sicil bilgilerinin ve aynı Kanun'un "Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi" başlıklı 12/1-a maddesinde ise ilgilinin ölümü üzerine adlî sicil ve arşiv bilgilerinin tamamen silineceğinin hüküm altına alındığı,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre, hükümlünün kanun yararına bozma talebinden önce 02.11.2024 tarihinde vefat ettiği, olağanüstü kanun yollarının genel amacının, kesin hükmün otoritesinin ciddi boyutta hukuka aykırılıkların bulunması hâlinde hukuk düzenince kabul görmeyerek ortadan kaldırılması olduğu,
yargısal kararların güvenirliği ve hukuki kesinlik ilkeleri de dikkate alındığında, ancak hukuki yararın bulunması kaydıyla olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, hükümlünün kanun yararına bozma talebinden önce ölmesi ve yukarıda belirtilen mevzuat doğrultusunda, verilen kararın maddi ceza hukuku veya muhakeme hukukuna uygun olup olmadığının denetlenmesinde hukuki bir yarar kalmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: 2004 yılında 765 sayılı Kanun uyarınca nitelikli dolandırıcılıktan mahkum olan hükümlü, memnu hakların iadesini talep etmiş; mahkeme cezanın kısa süreli olduğu ve yasaklanmış hak bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Kanun yararına bozma isteminde arşiv kaydı nedeniyle iade yoluna gidilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 9/2 ve 12/1-a maddeleri uyarınca ilgilinin ölümüyle adli sicil ve arşiv bilgileri tamamen silinir; olağanüstü kanun yollarına ise ancak hukuki yarar bulunması kaydıyla başvurulabilir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hükümlü kanun yararına bozma talebinden önce vefat ettiğinden ve kayıtları silineceğinden kararın hukuka uygunluğunu denetlemekte hukuki yarar kalmadığı belirtilerek istem reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Memnu hakların iadesi ve adli sicil işlemlerinde ilgilinin ölümü kayıtları zaten sildiğinden ayrıca kanun yolu işletmek yararsızdır; başvuru öncesi güncel nüfus kaydı kontrol edilmelidir.