İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/848 Karar: 2025/13717 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/848 K.2025/13717

11. Ceza Dairesi 2025/848 E. , 2025/13717 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9357 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2023 tarihli ve 2023/100268 Soruşturma, 2023/102982 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ka

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/848 E. , 2025/13717 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9357 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2023 tarihli ve 2023/100268 Soruşturma, 2023/102982 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ka

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/848 E. , 2025/13717 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9357 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2023 tarihli ve 2023/100268 Soruşturma, 2023/102982 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.12.2023 tarihli ve 2023/9357 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.12.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2025 tarihli ve 2024/16708 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16785 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16785 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şüpheli ...'dan ev kiraladığını, tahliye taahhütnamesine istinaden hakkında icra takibi başlatıldığını, kira sözleşmesi dışında bir belge imzalamadığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, tahliye taahhütnamesinin icra dosyasında bulunmadığı ve soyut beyan dışında delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Müşteki vekilinin 27/02/2024 tarihli kanun yararına bozma dilekçesinde, taahhütname aslının İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/950 esas sayılı dosyasının içerisinde bulunduğunu belirtmiş olması karşısında, taahhütname aslının anılan Mahkeme dosyasının içerisinde bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılmasını takiben, temin edilmesi durumunda, sahte olarak düzenlenip düzenlenmediği konusunda bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerin sahte tahliye taahhütnamesi düzenlediklerinin ve bu sahte belgenin, 23.03.2023 tarihinde İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin 2023/5372 Esas sayılı dosyası üzerinden şikayetçiye karşı icra takibine konu edildiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturmada, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2023 tarihli ve 2023/100268 Soruşturma, 2023/102982 Karar sayılı kararı ile "...aslı olmayan belgenin sahtecilik ve iğfal kabiliyyeti özelliğinin bulunup bulunmadığının da kriminal olarak tayin ve tespit edilememesi muvacehesinde suçu mevzu tahliye taahhütnamesinin müştekinin bilgi ve rızası dışında şüpheliler tarafından sahte olarak düzenlendiğine dâir müştekinin mücerred beyan ve iddiası haricinde şüpheliler aleyhine üzerine atfedilen özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe teşkil edecek maddî ve müşahhas hiçbir delil bulunmadığı..." denilmek suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında, suça konu belge aslının sunulduğunun ve 22.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de imzanın şikayetçiye olmadığının tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında; bahse konu hukuk dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, suça konu belge aslının şüphelilerden teminine çalışılarak, gerekirse imza ve yazıların şikâyetçi ya da şüphelilere ait olup olmadığı hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiğinden, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.12.2023 tarihli ve 2023/9357 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla