İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2026/312 Karar: 2026/2155 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2026/312 K.2026/2155

11. Ceza Dairesi 2026/312 E. , 2026/2155 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2398 E. 2025/1475 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İs

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2026/312 E. , 2026/2155 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2398 E. 2025/1475 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İs

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2026/312 E. , 2026/2155 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2398 E. 2025/1475 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/284 Esas, 2025/347 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 158/3, 43,62, 52/2-4 ve 53 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 23.437.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 24.10.2025 tarihli ve 2025/2398 Esas, 2025/1475 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz isteği; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ve suçu kabul etmemekle birlikte sanığın müşterek fail olamayacağına, yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ...'un temyiz isteği; üst hadden cezalandırılması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 4.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve TCK'nın 158/3. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 24.10.2025 tarihli ve 2025/2398 Esas, 2025/1475 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi, kendilerini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılıktan tutuklu sanıkları TCK'nın 158/1-L-son, 158/3, 43, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca hapis ve 23.437.500 TL adli para cezasıyla cezalandırmış, Ankara BAM 25. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanıklar temyizde delil yokluğu, müşterek faillik yerine yardım edenlik, zincirleme suç uygulaması ve alt sınırdan uzaklaşma gibi farklı itirazlar ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Eylemlerin sanıklarca gerçekleştirildiği kesin verilere dayalı olarak saptanmış, suç vasfı doğru belirlenmiş ve iddia ile savunmalar gerekçeli kararda tartışılmışsa; müşterek faillik, zincirleme suç ve TCK 158/3 uygulamasına yönelik itirazlar ile TCK 61/1 kriterleri ve 3/1'deki orantılılık ilkesine uygun alt sınırdan uzaklaşma, CMK 289/1 ile sınırlı temyiz incelemesinde bozma nedeni oluşturmaz.

Uygulama Sonucu: Daire, dört sanığın ve müdafilerinin tüm temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi gereği esastan reddi ile hükümlerin onanmasına tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle karar verdi.

Dava Strateji Notu: Örgütlü telefon dolandırıcılığı dosyalarında 'müşterek fail değil yardım edenim' savunması, eylem paylaşımı gerekçeli kararda delillerle bağlantılı biçimde tartışılmışsa temyizde tutmuyor; müdafi bu ayrımı istinaf ve temyize bırakmak yerine ilk derece aşamasında sanığın rolünü somutlaştıran delil ve tanıklarla işlemelidir. Karar ayrıca TCK 158/3 kapsamındaki dosyalarda çok yüksek adli para cezalarının onanabildiğini gösteriyor.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla