Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2026/550 E. , 2026/1640 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2268 E., 2025/4036 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ve kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle doland
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2026/550 E. , 2026/1640 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2268 E., 2025/4036 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ve kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ...'nin, müdafii tarafından kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra 22.12.2025, 19.12.20 25... .01.2026 tarihli, bulunduğu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu tarafından onaylı ve bu Kurum aracılığıyla gönderdiği dilekçeleriyle kendi iradesiyle temyiz hakkından açıkça feragat ettiğini beyan ederek temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği anlaşılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ... ve ... haklarında verilen kararların temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2024/1058 Esas, 2025/251 Karar sayılı kararıyla; a. Sanık ... Bilbat hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ve kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d),(L)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 10.000.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına; b. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ve kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d),(L)-son, 158/3, 168/2, 62/1, 52/2-4, 53/1 ve 58/6 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 6.000.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.09.2025 tarihli ve 2025/2268 Esas, 2025/4036 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Nedenleri Mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi, aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Nedenleri Eksik inceleme ile kurulan hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, sanığın asli fail konumunda olmadığına, sadece temyiz dışı sanık ...’ın yanında bulunması nedeniyle fiilinin en fazla 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi kapsamında değerlendirilebileceğine, bu nedenle cezanın yarıya kadar indirilmesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, suç vasfının 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesi kapsamında örgüt veya aynı Kanun'un 158/1-(j) maddesi kapsamında örgüt faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmadığına, hukuki nitelendirme yapılmadan hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının gerekçesizlik ve eşitlik ilkesine aykırı olduğuna, hükmedilen adli para ceza miktarının 5237 sayılı TCK'nın 3 ve 61. maddelerindeki ölçülülük ve cezanın bireyselleştirmesi ilkelerine aykırı olduğuna, tutuklulukta ölçülülüğün ihlal edildiğine, mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna, adli para cezasında açıkça kanuna aykırılık bulunduğuna, hükmün bozulmasıyla sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, müdafii tarafından yasal süre içerisinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra usulüne uygun ve açıkça temyiz talebinden vazgeçtiği iradesini içerir dilekçe ibraz ettiği; dilekçe tarihi itibarıyla temyizden vazgeçmeye ehil ve iradesinin geçerli oldukğu ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Sanıklar ... ve Müdafii ile Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri reddedilmiş hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (B-1) başlığında açıklanan nedenle, 5271 sayılı CMK'nın 266/1 maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanıklar ... ve Müdafii ile Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (B-2) başlığında açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesi, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ve kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılıktan bir sanığa TCK 158/1-(d),(L)-son ve 158/3 uyarınca 10 yıl hapis ve 10.000.000,00 TL adli para cezası, etkin pişmanlıktan yararlanan diğer sanığa 6 yıl hapis ve 6.000.000,00 TL adli para cezası vermiş; Antalya BAM 14. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Tutuklu sanıklardan biri, müdafiinin temyizinden sonra ceza infaz kurumu onaylı dilekçelerle temyizden açıkça feragat etmiştir.
Hukuki İlke: Temyiz davası istek şartına bağlıdır; CMK 266/1 çerçevesinde sanığın ehil olduğu dönemde verdiği açık vazgeçme iradesi, müdafiin süresinde yaptığı temyizi de hükümsüz kılar ve dosya incelenmeksizin iade edilir. Ayrıca adli para cezasının ödenmemesi hâlinde izlenecek yöntem 5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesinde düzenlendiğinden ve Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli 2017/12-463 E., 2018/20 K. sayılı kararı uyarınca bu husus infazda gözetilebildiğinden, hapse çevirme kaydı bozma nedeni yapılmaz.
Uygulama Sonucu: Feragat eden sanık yönünden dosya oy birliğiyle incelenmeksizin iade edilmiş; diğer sanıklar yönünden ise örgüt, yardım eden sıfatı ve ölçülülük itirazları dahil temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek CMK 302/1 uyarınca istemler esastan reddedilmiş ve 10 ve 6 yıllık mahkumiyet hükümleri onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Tutuklu sanığın cezaevinden gönderdiği feragat dilekçesi, müdafiin temyizini dahi düşürür; müdafi, müvekkiliyle kanun yolu iradesini yazılı olarak netleştirmeden dosyayı Yargıtay'a taşımamalıdır. Kamu görevlisi kimliği kullanılan yüksek bedelli dolandırıcılıklarda TCK 39 yardım etme ve örgüt vasfı itirazlarının soyut biçimde ileri sürülmesi onamayı engellememektedir.