KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10717 E., 2010/1665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2007/555-2008/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin davalı Bankanın Caddebostan Şubesinde bulunan ATM.den para çekmek için bankamatik kartını ATM ye yerleştirdiğini, ekranda olağan olmayan yazılar geçmeye başladığını, müvekkilinin yazıları okurken yanına gelen bir kişinin "para vermiyorsa şifrenizi girip sil tuşuna basın" demesi üzerine şifresini kapalı tutarak sil tuşuna bastığını, ancak parasını almadığını, bankamatik kartının ATM. içinde kaldığını, Pazar günü olması nedeni ile davacı müvekkilinin oradan ayrıldığını ve ertesi günü anılan şubeye gittiğini ve bankamatik kartını istediğini ancak yapılan aramada kartın bulunamadığını,
davacı hesabı kontrol edildiğınde toplam 5.400 YTL.nın eksik olduğunun farkına varıldığını, basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni göstermediklerininden davalıların dava konusu paranın çalınmasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek, bu mablağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Banka vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının kimliği saptanamayan bir kişinin yönlendirmesi ile hareket ederek kartının ve şifresinin 3. kişi/kişilerin eline geçmesine neden olduğu, hesabından usulsüz ve haksız yere çekilen paralara ait işlemlerin davalı Bankaya bilgi verilmesinden önce gerçekleştirildiği, davacının tedbirli olma görevini iyi yapmadığı, diğer davalınında olayda bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10717, K. 2010/1665, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama