KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10721 E., 2010/1762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2008 tarih ve 2005/146 - 2008/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sıvılaştırılmış petrol gazı dolum ve tevzii faaliyetinde bulunduğunu, davalıların bayii olmadığı halde müvekkili şirkete ait tüpleri piyasadan toplayıp sattığını, bunun müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile men’ini ve 5.000 YTL maddi, 5000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalılardan...’ın davacı ile olan bayiliğinin sona ermesine rağmen davacıya ait çok sayıda tüpü elinde bulundurarak piyasaya sunduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 556 sayılı KHK’den kaynaklanan marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanacak olan 556 Sayılı KHK’nin 71. maddesi uyarınca, bu KHK’de öngörülen davalarda görevli mahkeme, ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hâkimli olarak görev yapar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresi, Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenir. Mahkemece verilen karar tarihinden sonra ise İzmir’de Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi kurulup faaliyete geçmiş olup, görev konusu yargılamanın her aşamasında re’sen nazara alınır.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın mahkemenin görev alanında bulunmadığı kabul edilerek, öncelikle görev hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10721, K. 2010/1762, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama