KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11053 E., 2010/2008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/05/2008 tarih ve 2008/71-2008/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketine Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin işyerinde 3.3.2004-4.3.2004 ve 5.3.2004-6.3.2004 tarihlerinde hırsızlık meydana geldiğini, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 41.910.000.000TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından sigorta teminatının işyerinde demir parmaklık ve kepenk bulundurulması şartı ile verildiğini, oysa olayın giriş kapısındaki asma kilidin kırılması sonucu meydana geldiğini, demir kapının bu işlevi göremeyeceğini, ayrıca çalınan model ve kalıpların sigorta teminatı içinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı vekilinin 16.04.2008 tarihli dilekçesinde sözleşmeden önce ya da sonra demir parmaklık ya da kepenk bulunmadığını bildirdiği, poliçede işyerinde demir parmaklık ve kepenk bulundurulması şartı getirildiği, hırsızlığa karşı işyeri sigortasında işyerinin demir parmaklık ya da kepenk ile korunması şartı bulunmasına rağmen davacının bu şartı yerine getirmeyerek demir parmaklık ya da kepenk taktırmadan hırsızlığın gerçekleştiği gerekçesi ile tazminat isteme hakkının bulunmadığı,
poliçedeki teminatın poliçedeki şartların yerine getirilmesinden sonra başlayacağı, hırsızlık tarihine kadar poliçedeki şartlar yerine getirilmediğinden sigortacının teminat borcunun doğmadığı, BK’nun 85. maddesi uyarınca karşılıklı taahhütleri içeren akdin ifasını talep eden kimsenin akdin şartlarına ve mahiyetine göre öncelikle kendi borcunu ifa etmiş olması gerektiği, davacının sigorta sözleşmesindeki şartları yerine getirmeden sigorta tazminatı isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11053, K. 2010/2008, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama