KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11084 E., 2010/2013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Şanlıurfa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2003/272-2008/336 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ... tarafından diğer müvekkili ...’e gönderilmek üzere davalı şirketin Şanlıurfa GAP Şubesi’ne teslim edilen 1360 kg. bakır elektrik kablosunun müvekkili ...dışında başka bir kişiye teslim edilerek müvekkillerinin mağdur edildiğini, davalının ağır kusurlu olduğunu, malların fatura bedelinin 11.109.774.500 TL olduğunu, davalıdan zararın tazminin şifahi olarak istenmesine rağmen ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, müvekkillerinin zayi olan malların bedelinden başka bu malları ticarette kullanamamasından dolayı da zararı olduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müspet ve menfi zararı ile birlikte toplam 15.000.000.000 TL’nın ziya tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nun 767/1 maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, kargonun içeriği muhtelif olarak belirtilip telefon ihbarlı olarak davacı ...’a tesliminin talep edildiğini, bildirilen telefon numarası aranıp davacı ... ile görüşülüp ortağını gönderip aldırtacağını beyan etmesi üzerine ortağı...’e malların teslim edildiğini, daha sonra davacı ...’in malları alan şahsı tanımadığını beyan ettiğini, malların teslim tarihi olan 25.03.2002’den ihtar tarihi olan 24.02.2003 tarihine kadar davacılar tarafından aranmamasının davacıların kötüniyetini ortaya koyduğunu,
müvekkilinin verilen talimata göre hareket ettiği için sorumluluğu bulunmadığını, davacının kargo içeriğini ispat etmesi gerektiğini, ispat etmeleri halinde TTK’nun 785 ve 786. maddelerine göre tazminatın tespit olunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından davalı şirket GAP Şubesi’ne alıcısı ... olan 1.300 kg ağırlığındaki eşyanın telefon ihbarlı olarak 23.03.2002 tarihli irsaliyeli fatura ile teslim edildiği, malzemenin alıcı ...yerine...’e teslim edildiği, irsaliyeli faturada emtianın ... dışında bir kişiye teslimine ilişkin bir talimat bulunmadığı, ziyadan kaynaklanan tazminatın ne şekilde tespit edileceği TTK’nun 785 ve 786. maddelerinde düzenlenmiş olup taşımayla ilgili olarak düzenlenen irsaliyeli faturada gönderici ... tarafından değer bildirilmediği,
ancak dava dışı Zime İnşaat Haf.Nak.Ltd.Şti.’ne ait faturaya dayanılmakla fatura bedelinin davacıya ödenmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.907,77 YTL tazminatın temerrüt tarihi olan 28.02.2003 tarihinden itibaren işleyecek T.C.M.B’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı (31.12.2002 tarihi itibariyle) ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’a verilmesine, davacı ... Bozkurt yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11084, K. 2010/2013, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama