KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11210 E., 2010/2050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2008 tarih ve 2006/856-2008/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline yangın sigorta poliçesi ile sigortalı binada davalılardan Sipahi Ltd.Şti.’nin kiracı olduğunu, diğer davalının ise ustabaşı olarak çalıştığını, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu çıkan yangın nedeniyle binada oluşan 3.443.794.650.-TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalı ettirene ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, itfaiye raporunda müvekkillerine kusur verilmediği gibi, ceza mahkemesince de beraat kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yangın çıkmasında davalıların kusurlu olduklarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “kiracı olan davalının plastik imalathanesinin özellikleri itibariyle yangın yönünden gerekli özeni gösterdiğini ve iş güvenliği tedbirlerini tam olarak aldığını, dolayısıyla sorumluluktan kurtulmak için yangının çıkmasında hiçbir kusurunun bulunmadığını, yangının mücbir sebep ya da 3. kişilerin eylemi ile çıktığını ispat etmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin yangına karşı alınması gerekli önlemleri yeterli almadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin davalı şirket yönünden tüm, davalı ... yönünden ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yangın sigorta sözleşmesine dayalı tazminat alacağının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalılardan Sipahi limited şirketi, davacının sigortalısının maliki olduğu işyerinde kiracı, diğer davalı ise bu işyerinde ustabaşı olarak çalışmakta olup, davacı selefi sigortalısının kiralayan olarak sahip olduğu haklara halef olarak iş bu davayı açmıştır.
Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere BK.’nun 256. maddesinde, kiracı, kiralananı kullanırken tam bir ihtimam dairesinde hareket ile mükellef olduğu gibi, açıktan açığa fena kullanarak kiralanana daimi bir zarar verirse kiralayanın tazminat isteme hakkının bulunduğu ve aynı Kanun’un 266. maddesinde ise, kiracı, kiralananı ne halde tesellüm etmiş ise, kiranın sonunda o halde geri vermekle mükellef olduğu düzenlenmiştir. Buna göre davalı şirket davacının sigortalısına karşı kiracı olması nedeniyle sorumlu olup, davalı ... ise varsa kusuru veya ihmali nedeniyle sorumludur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı ...’in yangının çıkmasında kusur veya ihmali ispat edilememiş olması karşısında bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde adı geçen davalı yönünden de kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11210, K. 2010/2050, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama