KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11269 E., 2010/1696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.07.2008 tarih ve 2007/284-2008/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcundan dolayı Şekerbank İstanbul Merter Şubesi'ne ait 25.12.2005 keşide tarihli, 6.000,00YTL bedelli çeki verdiğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2006/243 E. sayılı dosyası ile ihtiyati hacze dayalı olarak takibe geçildiğini ve takibin kesinleştiğini, davalının takibin kesinleşmesi üzerine Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2006/305 E. sayılı dosyası ile icra takibinin iptaline yönelik açtığı davanın kabulü ile icra takibinin iptal edildiğini, takibe konu çekin halen ödenmediğini ileri sürerek, 6.000,00 YTL alacağın keşide tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Ankara'da bulunduğunu, yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, tarafların tacir olduklarını, davanın kambiyo ilişkisine dayalı olarak değil taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının dikkate alınarak dosyanın yetkili ve görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararı Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verildiğinden duruşma aşamasında davalı vekilinin yetkiye yönelik itirazının reddine karar verildiği, tarafların tacir oldukları, aralarındaki ilişkinin ticari iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu tür davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'nde olduğu, davalı vekilinin iş bölümü itirazının kabulü gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, istem halinde kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın Kadıköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, ödenmeyen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Ankara'da bulunduğunu, tarafların tacir olduklarını savunarak yetki ve işbölümü itirazında bulunup dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararı Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verildiğinden davalı vekilinin yetkiye yönelik itirazının reddine, taraflar tacir olduklarından davalı vekilinin iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın Kadıköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Ancak, bir davada, ilk önce dava şartlarının var olup olmadığı incelenir.
İlk itirazların incelenebilmesi için, mahkemenin daha önce bütün dava şartlarının varlığını tespit etmiş olması gerekir. İlk itirazlar, görevli mahkeme tarafından incelenip karara bağlanır (HUMK’nun 191.maddesi). Mahkeme, görevli olduğu kanısına varırsa, ilk itirazları incelemeye geçer. Davalı hem işbölümü hem de yetki ilk itirazını ileri sürmüşse mahkeme, önce işbölümü itirazını inceler.
Mahkeme işbölümü itirazını haklı bulursa, yetki itirazını incelemeden ve yetki konusunda bir karar vermeden, yalnız gönderme kararı vermekle yetinir. Bu halde, yetki ilk itirazı, dava dosyası kendisine gönderilen (işbölümüne sahip) mahkeme tarafından incelenip karara bağlanır (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, 19. Baskı, Medeni Usul Hukuk, syf. 611).
Yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece, sadece işbölümüne yönelik ilk itiraz incelenip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yetki ilk itirazının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, kabul şekli itibariyle işbölümü itirazının kabulü halinde verilen gönderme kararları diğer nihai kararlardan farklı olarak verildiği anda kesin olup, yalnız başına temyiz edilemez.
Ancak gönderme kararı ile dava sona ermeyip, davaya gönderilen mahkemede devam edileceğinden ve davanın esası hakkında orada hüküm verileceğinden, gönderme kararının anılan niteliğiyle bağdaşmayacak şekilde, gönderme kararında davacının davalıya vekalet ücreti ödemeye mahkum edilmesi halinde, sadece yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle ilgili bölüm, gönderme kararından ayrı olarak temyiz edilebilir. (24.04.1967 gün ve 12/3 sayılı ( RG.
28.06.1967, sayı 12633) ve 11.10.1976 gün ve 5/5 sayılı ( RG. 07.12.1976, sayı 15782) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları.). Bu halde mahkemece nasıl hareket edileceği ise anılan içtihadı birleştirme kararlarında açıklanmıştır. Bu durum karşısında mahkemece, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11269, K. 2010/1696, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama