KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11453 E., 2010/2261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 tarih ve 2007/44 - 2008/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun 1/5. maddesi uyarınca telekomünikasyon hizmetlerini yürütmeye ve alt yapısını işletmeye yetkili olduğunu, davalının ise "Türkiyem, Önemli Telefonlar 2004 e-Devlet" isimli rehberin basımını ve dağıtımını yaptığını, davalının bu eyleminin yasanın açık hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının sebebiyet verdiği müdahale ve muarazanın önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, Ankara 22.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararının Dairemiz'ce onandığı, onama ilamının davalı vekiline 01.06.2007, davacı vekiline 07.06.2007 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin HUMK'nun 193/3. maddesinde düzenlenen 10 günlük süreyi geçirdikten sonra 24.07.2007 tarihinde tahrik dilekçesini verdiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, muarazanın önlenmesi istemine ilişkin olup mahkemece davacı vekilinin HUMK’nun 193/3. maddesi uyarınca Yargıtay onama ilamının tebliğinden itibaren 10 günlük yasal süresi içinde tahrik dilekçesi sunmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden Yargıtay onama ilamının Davacı vekiline “Tunus Cad. No:70/14 Kavaklıdere Çankaya/Ankara” adresine tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Ancak bu adres yargılamanın hiçbir aşamasında davacı tarafça bildirilmiş bir adres olmayıp, tam tersine hem dosyanın görevsizlik kararı ile geldiği Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce hem de davanın açılmamış sayılmasına karar veren
Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce tüm tebligatlar davacı vekiline “Ankara İl Telekom Müdürlüğü Ulus/Ankara” adresinde yapılmıştır. Bu durumda Yargıtay onama ilamının davacı vekiline anılan adreste tebliğe çıkartılması doğru olmamıştır. Ayrıca bu tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapıldığı ve “adres kapalı olduğundan adreste bulunmama sebebinin öğrenilemediğinin” bildirildiği anlaşılmaktadır.
Oysa Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi uyarınca tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini maddede belirtilen komşu, zabıta memuru, muhtar gibi kimselerden araştırıp vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan imtina ederse bu hususu şerh etmesi gereklidir. Adresin kapalı olması, anılan araştırmanın yapılmamasına bir sebep teşkil edemez.
Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta Yargıtay onama ilamı davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş ve 10 günlük tahrik dilekçesi verme süresi işlemeye başlamamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece işin esasının incelenmesine girişilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11453, K. 2010/2261, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama