KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11552 E., 2010/2234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2007 tarih ve 2004/346-2007/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalının müvekkiline olan poliçe prim borçlarını taahhüt etmesine rağmen ödememesi üzerine tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline ödemediği hasar tazminat alacaklarının olduğunu, cari hesap ilişkisinde müvekkilinin aksine alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafça sunulan hesap ekstrelerine göre davacının 19.282,82 EURO alacaklı olduğunun belirlendiği, davalının davacı aleyhine açmış olduğu hasar tazminat bedeline ilişkin o davanın derdest olduğu, takas mahsup savunmasının süresinde olmadığı, davacının Alman Hukukuna göre sunması gereken ticari kayıtlarını sunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının usulüne uygun ve süresinde miktar içeren bir takas-mahsup savunmasının olmamasına, her ne kadar mahkemece, işbu davadaki davalının davacı aleyhine hasar tazminat bedeline ilişkin olarak açmış olduğunu kabul ettiği o dava, davacı aleyhine açılmamış ve esasen davacı o davada ihbar edilen konumunda ise de yapılan bu yanlışlığın sonuca etkili görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11552, K. 2010/2234, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama