KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11732 E., 2010/2555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2006/411-2008/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının acentelik sözleşmesinden kaynaklı 24.10.2005 tarihi itibari ile muaccel hale gelen 5.831,96 YTL borcunun tespit edildiğini, gönderilen ihtarnameye olumlu cevap alınmaması üzerine davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile alacağın tahsiline, takibin devamına, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya acentelik sözleşmesinden kaynaklanan prim borcu bulunmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunmadığı, davacının davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının ispatlanamadığı, davacının icra takibine geçmede haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın ispatlanamaması nedeni ile reddine, davacının icra takibine geçmede haksız ve kötüniyetli olduğu hususu sabit olduğundan asıl alacağın %40’ı oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacı şirketin davalı şirketten alacağı bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının icra takibine geçmede haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle asıl alacağın %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, İİK’nun 67/2. maddesine göre takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması ve kötüniyetin ayrıca ispatı gerekir. Somut olayda ise davacının kötüniyetine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11732, K. 2010/2555, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama