KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12030 E., 2010/3186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.11.2006 tarih ve 2006/9-2006/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin MOGAZ ve LİPETGAZ ibaresi ile LPG(sıvılaştırılmış petrol gazı) dolum, satış ve dağıtım faaliyetinde bulunduğunu, davalının bayi olmadığı halde müvekkilinin markasını taşıyan tüpleri ticari amaçla bulundurarak piyasaya sunduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, dolu ve boş tüplerin toplatılmasına, eylemin men’ine, 2.000 YTL maddi ve 20.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işyerinde davacının markalarını 59 adet boş tüpün bulundurulduğu, tüplerin doldurarak tekrar satışa sunulduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, haksız rekabet oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, 182.40 YTL maddi ve 200 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
BK’nun 49. maddesi uyarınca, hâkimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminatın miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12030, K. 2010/3186, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama