KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12178 E., 2010/3145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2007/813-2008/785 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki anlaşmaya binaen yurt dışına yapılan taşımalardan kaynaklanan cari hesap alacağı olan 4.320,92 TL ana para ve 552,12 TL faiz olmak üzere toplam 4.873,04 TL’nin tahsili için Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2007/1399 sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibin davalının haksız itirazı ile durduğunuöne sürerek, itirazın iptalini ve %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 15/08/2006 ve 10/07/2006 tarihli faturalarla Fas’a yapılan hasarlı taşıma sebebiyle müvekkilinin müşterinin zararını tazmin ettiğini, davacının taşıma bedeli talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosyadaki belge ve deliler ile bilirkişi raporuna dayanılarak, taşıma sırasında meydana gelen hasarın yasal dayanağının bulunmadığı, TTK’nin 23. ve 25.maddeleri ile BK’nun 198. maddelerinde belirtilen hususların gereği yapılmaksızın davalının borcunu ödemekten kaçınamayacağı ve re’sen takas ve mahsup yapamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı taraf davalının Fas'a gerçekleştirdiği taşımaları gereği gibi ifa etmemesi ve bu sebeple kendisinin de karşı taraftan alacaklı olduğunu savunmuştur.Bu durumda mahkemece taşıma alanında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kurulundan davalının savunmasında ileri sürdüğü ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda rapor alınarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu' nun belirtilen hükümleri gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12178, K. 2010/3145, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama