KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12709 E., 2010/4489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2006/146-2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... unvanıyla “Final” ibaresini 30.06.1988 tarihinden itibaren kullanarak dershane eğitimi alanında faaliyette bulunduğunu, bu ibare üzerinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanım önceliğinin bulunduğunu, davalının ise “final’ ibaresini taşıyan unvanla 1995 yılında kurulduğunu ve başkabir şirkete ait olan 1989/113449 nolu “Final” ibareli markayı devraldığını ancak bu devir işlemi geçersiz olduğundan markanın iptalinin gerektiğini, ayrıca aynı ibareli 1998/193128 nolu markasını ise 5 yıl süreyle dershanecilik hizmetinde kullanmayarak bu marka açısından da hükümsüz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men’ine, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının “final” ibaresiyle şirket olarak kurulma tarihi 1988 olduğu halde davalının daha önce 1983 yılında kolektif şirketinin unvanında bu ibareyi kullandığı, davalının ilk dergisini 1987 yılında çıkarttığı, dava tarihi itibariyle markasını 126 şubesinde kullandığından kullanmama iddiasının doğru olmadığı ve markanın devrinde de usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12709, K. 2010/4489, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama