KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12772 E., 2010/4131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2007/206 - 2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin bayisi olmadığı halde, piyasadan “Aygaz” markalı tüpleri toplayıp bulundurmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, tüplerin toplatılmasını ve imhasını, hükmün ilanını, 5.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete ait tüplerin takas amaçlı olarak bulundurulduğunu, haksız rekabette bulunulmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davalının bayi olmadığı halde davacıya ait tüpleri toplayarak işyerinde ve deposunda bulundurduğu, bu amaçla daha önce Aygaz bayii tarafından kullanılan telefonları devralıp, kendisini Aygaz bayii olarak tanıtıp tüketicilerin tercihlerini yönlendirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabet eylemlerini durdurulmasına ve men’ine, tüplerin toplatılmasına ve imhasına, hükmün ilanına, 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının temyiz incelemesine gelince; davacı taraf davada marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve men'i ile 5.000 TL manevi tazminatın tahsili için dava açmış bulunduğundan ve mahkemece de her iki istem yönünden kabul kararı verildiğinden objektif dava birleştirmesinin söz konusu olduğu nazara alınarak markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve men'inin kabulü nedeniyle davacı yararına maktu ücreti vekalete ve keza manevi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle de,
ayrıca maktuda az olmamak üzere nisbi ücreti vekalete hükmedilmek gerekirken anılan hususlar gözden kaçırılarak tek ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12772, K. 2010/4131, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama