KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13655 E., 2010/5090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.04.2008 tarih ve 2007/882-2008/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin 1978'den itibaren faaliyet gösterip, 1987 yılında da jant üretimine başladığını, adlarına ...l ve Monte Fiare markalarının tescilli olduğunu, müvekkili şirketlerin ...L ve şirket unvanının baş harflerinden oluşan KM markalarının ürünlerinde ve hizmetlerinde kullanarak,
sektörde markasını bir bakıma ticaret unvanı ile özdeşleştirerek tanıttığını, KM markasının uzun yıllar boyunca kullanılmasına rağmen tescil talebinde bulunulmadığını, ancak, davalı tarafın kötü niyetli davranışlarının öğrenildikten sonra tedbiren KM KOR METAL markası için uluslararası marka koruması sağlamak amacıyla TPE'ne başvurduğunu, davalının da KMF markası için müracaatta bulunduğunu, müvekkili şirkette jant ve diğer emtia kalıplarından sorumlu olarak çalışan ... ve fabrika müdürü olarak çalışan ...'ın müvekkili şirketle aynı konuda faaliyet gösteren davalı ... kurduklarını,
bu şahısların davacı şirketlerde çalışırken şirketlerin imalata dair sırlarına, tüm ticari sırlarına vakıf olduklarını ve müvekkil şirketlerde kendilerine sağlanan olanakları ve ticari imkanları iyi niyet ve dürüstlük kurallarına, işçinin sadakat borcuna, genel ahlak anlayışına, şirketle imzaladıkları yasak işler ve gizlilik hükümlerini içeren sözleşmeye ve BK ile TTK hükümlerine aykırı olarak kendi menfaatlerine kullandıklarını ve haksız rekabet koşullarını oluşturduklarını, müvekkili şirket çalışanlarının işten ayrılarak davalı yanında işe başladıklarını,
davalının bununla da yetinmeyerek müvekkili şirket ticaret unvanı ve markalarını çağrıştıran form, harf ve kelimelerden oluşan KARE METAL FORM ticaret unvanını ve KMF markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik olduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı şirketin müvekkili şirketlerin markasına ve unvanına iltibas yoluyla ika ettiği tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalı şirketin kullanmakta olduğu marka ve unvanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabet sonucu yaratılan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,
karar özetinin ilanına, 20.000.000.000 TL. manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.000.000 TL. maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin KM ve MF markasını hiç bir zaman kullanmadığı ve jantlar arasında hiç bir benzerlik bulunmadığını, haksız rekabet koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların ticaret unvanlarında yer alan ‘Kor Metal’ ibaresi ile ‘Kare Metal’ ibaresi arasında yeterli ayırt edicilik olduğu, unvana tecavüzün bulunmadığı, yine jantlar üzerinde kullanılan ibarelerin jantların türüne yönelik hafif alaşımlı olduğunu açıkladığı, kullanılan renklerin farklı bulunduğu, yine davacıya ait bir kısım jantlar üzerindeki KM ibaresi ile davalı jantları üzerindeki KMF ibaresi arasında kesin iltibas ilişkinin kurulamayacağı, davacının ticari sırrının varlığının ispat edilemediği,
davalı ortaklarının önceden davacı şirketlerde hizmet sözleşmesi ile çalışmalarının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, mevcut ticari portföyün ele geçirilmesi için kurulduğu iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13655, K. 2010/5090, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama