KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13808 E., 2010/5490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.07.2008 tarih ve 2005/506-2008/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İsviçre’de yerleşik bir firmaya ait pamuk emtiasının davalıya ait araç ile Özbekistan’dan Türkiye’ye taşınmasının müvekkilince üstlenildiğini, taşıma sözleşmesi gereğince, yükün 22 gün içerisinde boşaltma yerine gitmek zorunda olduğunu, ancak taşımanın 127 günde gerçekleştiğini, bu gecikme nedeniyle emtia sahibinin müvekkilinden 16.116 USD talep ettiğini, zararın davalıya bağlı aracın 105 gün gecikme ile varış yerine emtiayı götürmesinden kaynaklandığını, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu borç ile müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, gecikmeden dolayı ödenecek tazminatın davalı şirkete yükletileceğine dair bir sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya ilişkin aracın dava dışı ...adına kayıtlı olduğu, bu şahsın davalı şirket yetkilisi ya da çalışanı olmadığı, yükün bu şahsa ait araçla gümrükten giriş yaptığı, tır karnesindeki davalı şirkete atfen atılan imzanın bu şirket yetkilisine veya vekiline ait olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının taşıma bedelini davalıya ödendiğini yasal defterleri ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, kötüniyet bulunmadığından davalı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13808, K. 2010/5490, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama