İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13951 K.2010/9727

Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/363 - 2008/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010…

Esas2008/13951Karar2010/9727Tarih5 Ekim 2010Okuma5 dk · 945 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/13951 E., 2010/9727 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

945 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/363 - 2008/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde taraflar ve avukatları tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, kardeşi olan davalıya 29.03.2006 tarihli banka havalesi yoluyla (25.000) TL borç verdiği halde borcun ödenmediğini, daha sonra babaları ...'in ölmesiyle terekeye dahil olan ... Motor Ltd. Şti.'nin (62.697,31) TL vergi borcunun, taksim sonrasında diğer mirasçılarca hisselerine düşen kısmının ödenmesi kaydıyla müvekkilince ödendiğini, diğer mirasçılar paylarına düşen kısmı ödediği halde davalının miras hissesine isabet eden (11.755,74) TL borcu da ödemediğini, toplam (36.775,74) TL üzerinden girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkiline ödediği paranın borç değil, 2003 yılından önceki döneme ait olan ve müvekkiline isabet eden kâr payı olduğunu, yine müvekkilinin davacıdan alacağının bulunduğunu ve tahsili için dava açıldığını, bu nedenle vergi borcundan payına düşen kısıma da itiraz edildiğini, mahkemece bu kısım alacağın tespiti halinde davacının alacağından müvekkilinin alacağının takas mahsubunu talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya (25.000) TL verdiğinin banka dekontu ile sabit olduğu, yine vergi dairesine annesi ve kardeşleri adına (62.697,31) TL vergi borcunu ödediğinin kabul edildiği, dolayısıyla davacının takibe konu meblağ kadar davalıdan alacaklı olduğu ve borcun ödendiği konusunda herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptali ile asıl alacağın 08.06.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili için takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıya borç olarak verildiği iddia edilen (25.000) TL’nın ve davalının muristen intikal eden şirket hissesi dolayısıyla payına düşen ve davacı tarafından ödendiği iddia edilen (11.755,74) TL vergi borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davacının anılan iddialarının ve davalının her iki iddiaya karşı yaptığı savunmaların ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

1-Davacının ilk olarak incelenmesi gereken iddiası, muris babalarından intikal eden ... Motor Ltd. Şti.’nin vergi borcunun tamamını kendisinin ödediği, davalı kardeşinin de bu meblağdan hissesine düşen kısmı kendisine iade etmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı bu iddiaya karşı, “davacının tüm vergi borcunu ödediğinin doğru olduğu, ancak kendisinin de şirketten kar payı alacağının bulunduğu ve bu alacağının davacıya olan borcundan takas-mahsup edilmesi gerektiği” savunmasında bulunmuştur.

Doktrinde davalının bu ikrarına “bağlantılı bileşik ikrar” denilmektedir. Bağlantılı bileşik ikrarda bulunan taraf, diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eder, fakat ikrarına bu vakıadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren ve bu vakıanın doğumu ile ilgili bulunmayan başka bir vakıa ileri sürer. Bu durumda ikrarın bölünebileceği, dolayısıyla ispat yükünün davalıya düşeceği kabul edilmektedir.

O halde somut uyuşmazlıkta şirket ortaklığı nedeniyle hissesine düşen vergi borcu yönünden takas-mahsup savunmasını, diğer bir deyişle kendisinin de şirketten kar payı alacağının bulunduğunu ispatlamak yükümlülüğü davalıya düşer. Ancak davalının bu alacağının varlığını ispatlaması halinde dahi kar payı alacağını davacıdan değil, dava dışı şirketten istemesi gerekmektedir. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta anılan takas-mahsup savunmasının davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.

Bu durum karşısında mahkemece, davalının şirket ortaklığı nedeniyle hissesine düşen vergi borcu yönünden davanın kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olmuş ve davalı vekilinin anılan alacağa yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacının diğer iddiası davalıya borç olarak verdiği (25.000) TL’nın geri ödenmediği yönündedir. Davalı ise “anılan meblağın kendisine borç değil, şirket ortaklığından hissesine düşen kar payı alacağı olarak ödendiğini” savunmuştur.

Burada öncelikle davacının davalıya borç verdiğini ileri sürdüğü (25.000) TL’nın, davacı tarafından paranın hangi nedenle ödendiği konusunda bir açıklama içermeyen 29.03.2006 tarihli dekontla davalının banka hesabına yatırıldığı üzerinde durulmalıdır.

Mahkemece bu paranın davalıya verildiği sabit olduğuna göre borcunu ödediğinin de davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalının ise bu yönde bir delil sunamadığı gerekçesiyle anılan meblağ yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa herhangi bir açıklama içermeden yapılan bir para ödeme işlemi, kural olarak “bir borcun ifa edildiği” anlamına gelir ve bu karinenin aksini ispat yükümlülüğü, bunu iddia eden tarafa düşer.

Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta da anılan para yatırma işlemi, kural olarak davacının davalıya olan bir borcunun ödenmesi anlamındadır ve bu karinenin aksini, yani davalıya borç para verdiğini davacı ispatlamalıdır.

Bir an için davalının anılan savunmasıyla davacıdan para aldığını kabul ettiği ve bu nedenle de ispat yükümlülüğünün davalıya geçtiği düşünülebilirse de, davalının bu şekilde karşı tarafın ileri sürdüğü vakıanın doğru, fakat bunun hukuki niteliğinin iddia edilenden başka olduğunu bildirmesi, doktrinde “vasıflı ikrar (veya gerekçeli inkar)” olarak adlandırılmaktadır. Burada davacının ileri sürdüğü vakıa ikrar, fakat onun iddia ettiği hukuki nitelik inkar edilmektedir.

Hukukumuzda vasıflı ikrarın bölünemeyeceği, yani ikrar eden taraf aleyhine delil teşkil etmeyeceği, bilakis o vakıayı ileri sürenin onu ispat etmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yani vasıflı ikrarda ispat yükü, vakıayı ileri süren tarafta olup, o vakıayı vasıflı ikrar eden tarafta değildir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası, Cilt 2, S: 2051 vd.)

Bu durum karşısında mahkemece, davacının bir açıklık içermeden davalıya (25.000) TL. vermesinin, davalıya olan bir borcunu ödemesi anlamına geldiği ve bu karinenin aksinin, yani davacının bu meblağı davalıya borç olarak verdiğini ispat yükümlülüğünün davacıya düştüğü kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükümlülüğünün davalıya yüklenmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, (25.000) TL. yönünden verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13951, K. 2010/9727, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/13951
Karar No
2010/9727
Tarih
5 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/13954 K.2010/15964
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13967 K.2010/9868
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13972 K.2010/9730
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13978 K.2010/9860
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/13983 K.2010/15450
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13994 K.2010/10253

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.