KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4091 E., 2010/193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2006/312-2007/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davacı avukatı Altan Karagülle gelip, davalı avukatı yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1988 yılından beri sigorta sektöründe faaliyet gösteren pazar payı büyük ve etkin bir sigorta acentesi olduğunu, müvekkili şirket ortaklarından ...
Korkut'un 30.06.2006 tarihi itibarıyla şirket ortaklığından ayrılarak davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin “ÇAĞRIN” ünvanını seçimi ve kullanımının tamamen müvekkilinin haklı, saygın,tanınmış ve yaygın markasından haksız fayda temin etme amacına yönelik olduğunu, davalı şirketin henüz bir yılını doldurmamış bir şirket olmasına karşın sektörde 25 yıldır var olduklarına dair yanıltıcı reklamlar yaptıklarını, yeni yıl sebebiyle hazırlattıkları ajanadalrın müvekkili şirket ajandasının benzeri olarak düzenlendiğini, müvekkilinin “24 saat hizmetinizdeyiz” sloganının aynen kullanıldığını,
davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalının haksız rekabetinin men'ine,ticaret sicilinden davalı ünvanının terkinine, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve davalının yanlış ve yanıltıcı beyanlarının düzeltilmesine, mahkeme kararının ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket kurucularından olan ...
Korkut'un davacı şirketten önce 1984 yılından itibaren sigorta sektöründe hizmet verdiğini, bu sırada kardeşi ...'un maaşlı eleman olarak Anadolu Sigorta A.Ş'de çalışmakta olduğunu, kardeşlerin birlikte ortak olarak davacı şirketi kurduklarını, 2005 yılından ...'in şirketteki % 50 hissesini ...'a sözleşme ile devrettiğini, sözleşme şartlarına göre mal varlığı ile birlikte müştei portföyünün de bölünmesinin kararlaştırıldığı,
...'in kendi payına düşen müşteri portföyününün sigortalama işlemlerini yeni bir sigorta acenteliği vasıtasıyla gerçekleştirmesinin doğal olduğunu, logo benzerliğinin bulunmadığını, işlemlerde Çağrın kelimesinin kullanılmasında yasaya aykırı her hangi bir hususun mevcut olmadığı,işaretin tescili için TPE'ye başvurulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kantlar ve bilirkişi raporuna göre, "Çağrı Sigorta+şekil” markasının 17.03.2003 tarihinden bu güne hizmet markası olarak davacı adına tescilli olduğu, tarafların sigortacılık sektöründe faaliyette bulundukları, taraf ticari ünvanlarının asıl vurgu kelimelerinin Çağrı ve Çağrın olduğu, davalı ünvanının davacı ünvanı ile iltibas yarattığı, diğer taraftan davalı şirketin 2005 yılında kurularak kuruluş ilanının 15.07.2005 yılında yapılması karşısında sektörde 25.yıl şeklindeki kullanımının yanlış ve yanıltıcı olduğu,
davalının “Çağrın Sigorta” ibaresini öne çıkararak kullanımın markasal bir kulanım olup, davalının tescilli marka ve ünvan ile iltibas yaratacak bir kullanım şeklini benimsediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile, tespit edilen ticaret ünvanına ve markaya tecavüz eylemleri nedeniyle davalının ticaret ünvanında yer alan “ÇAĞRIN” kelimesinin ünvandan çıkartılmasına, davalı şirketin sektörde 25 yıldır varolduğuna ilişkin yanıltıcı beyanlarda bulunmasının yasaklanmasına, gerçekleştirilen haksız rekabet ve markaya tecavüzün durdurulmasına, karar kesinleştiğinde hüküm fıkrası özetinin gazetede ilanına karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4091, K. 2010/193, 12 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama