KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4453 E., 2010/522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.10.2007 tarih ve 2006/346 - 2007/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ödemiş Şubesinde döviz hesabında 13.000 USD.nin bulunduğunu, 14.07.2006 tarihinde davalı bankanın genel merkezinden müvekkilinin arandığını ve hesaptaki hareketlenmeden haberdar olup olmadığının sorulduğunu, müvekkilinin şube ile irtibata geçtiğinde paranın hesabından çekildiğini öğrendiğini, hesapta kalan 3.450 YTL’na banka tarafından el konulduğunu daha sonra müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin kişisel bilgisayarı ile internet bankacılığını yaptığını ancak hesap bilgilerinin bilgisayarda yer almadığını, davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğunu ileri sürerek,fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 17.800 YTL’nın olay tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının internet talimatının tüm hesaplara serbestçe para aktarılabilecek şekilde açık olduğunu, kişisel bilgisayarının güvenlik çemberinin bulunmadığını, davacının internet şubesine girişte ek güvenlik önlemi sunan i-anahtar ürününü kullanmadığını, işlem limiti belirleme uygulamasından ve SMS ile bilgilendirme sisteminden yaralanmadığını, bu şekilde meydana gelen zarardan davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4453, K. 2010/522, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama