KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5569 E., 2010/1893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2007 tarih ve 2006/334-2007/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “NESCAFE” markası ile “CLASSIC” markası ve “KIRMIZI KUPA Şekil” markasının sahibi olduğunu, davacının pazarlama stratejisinin bir parçası olarak ürün ambalajlarında ortak unsurlar kullanıldığını, bu ortak unsurların doğrudan tüketicinin zihninde firma ile çağrışım yarattığını, davacının kahve ve kahve türevi ürünlerinde kullandığı ambalajların hemen hepsinde yer alan bu ortak unsurların, “NESCAFE” marka logosu, “KIRMIZI KUPA Şekil” markası ve kahverengi-kırmızı ve sarı renkten oluşan fon olduğunu, davalı şirketin ürün ambalajı üzerinde kullandığı “kahve çekirdekleri arasında oturtulmuş,
üzerinde dumanı tüten kırmızı kupa” şekil kompozisyonunun davacının 2004/9724 sayı ile tescilli markasının ayrılmaz unsuru olan kırmızı kupa şekil markasına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalının davacının tescilli CLASSIC markasını aynen ürün ambalajı üzerinde kullandığını, davalı tarafın bu eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, öte yandan davalı adına tescilli “BAŞAK CLASSIC Şekil” ve “BAŞAK KLASİK Şekil” markalarının davacı CLASSIC ibareli markasına benzer olduğunu iddia ederek,
davalı adına tescilli 2003/18111 ve 2003/18110 sayılı markaların terkinine, davacının tescilli KIRMIZI KUPA şekil markasına CLASSIC markasına ve NESCAFE ürün ambalajlarına yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, fiili durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin davalı şirket merkezinin bulunduğu Akşehir Mahkemeleri olduğunu, 1966 yılından itibaren faaliyette bulunan müvekkilinin NESCAFE markası ile bir ilgisi bulunmadığını, davacının her nasılsa adına tescil ettirdiği CLASSIC ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilince kullanılan ambalajın davacı marka ve ambalajına benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nın 63/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının reddedildiği, “Başak Classic + Şekil” ve “Başak Klasik + Şekil” markalarının 29, 30 ve 32. sınıflar yönünden 11.07.2003 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği, “NESCAFE + Şekil” markasının 2004 9724 no ile 30. sınıf, “NESCAFE + Şekil” markasının 1992/140683 no ile 30 ve 32. sınıf, “CLASSIC” markasının 07.06.1989 tarihinde 30. sınıf yönünden 112694 no ile davacı adına tescil edildiği,
davacı şirket adına marka olarak tescil edilen CLASSIC ibaresinin tek başına tescil edilemeyeceğine dair savunmanın işbu davanın konusu olmadığı, davacının tescil ettirdiği 2004 9724 sayılı markası ile başka bir üreticinin ürünü üzerinde fincan veya kupa kullanılmasını engelleme hakkı bulunmadığı, dava dilekçesinde ısrarla kırmızı kupa şekil markasının tescilli olduğu vurgulanmakta ise de, tescil edilen markanın “Nescafe + Şekil” olarak tarif edilmesi gerektiği, kırmızı kupanın tek başına tescili talebinin ise, “ayırt edici niteliğinin bulunmadığı” gerekçesi ile DHIM tarafından 24.01.2006 tarihinde reddedildiği,
ancak davalının ürün ambalajları vasıtasıyla davacının tescilli markalarına tecavüzünün söz konusu olabileceği, davalının “Başak Sütlü Şekerli Hazır Kahve” ürün ambalajının davacının 2004 9524 sayılı markasına ve “Classic” markalı ürün ambalajının 112694 sayılı markasına benzer olduğu, davacının Classic markasının davalının hükümsüzlüğü istenen markalarında Başak kelimesinin yanında Classic ve Klasik kelimeleri ile aynen yer aldığı, bu nedenle davacı markasının kapsamında yer alan emtianın davalıya ait markaların kapsamından çıkartılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi gereğince yetki itirazının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, davacının tanınmış “NESCAFE” markası ile “CLASSIC” ve “KIRMIZI KUPA şekil” markasına tevacüz olduğu iddiasıyla, davalı adına tescilli olan iki adet markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile davacının ürün ambalajlarının taklidi nedeniyle yaratılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve men'i istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalının, davacı şirketin tescilli “kırmızı kupa şekil” markasına ve “Nescafe” markalı ürün ambalajlarına tecavüz ve haksız rekabet yaratan “BAŞAK CLASSIC”, “BAŞAK GOLD”, “BAŞAK HAZIR KAHVE” ve “BAŞAK CAPPUCINO” ambalaj görünümlerini içeren hertürlü yayın, hizmetler ve mallar, ürünler, ambalajlar vs kullanımının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece sadece davalının “Başak Sütlü Şekerli Hazır Kahve” ürün ambalajı ile “Classic” markalı ürün ambalajı vasıtasıyla yaratılan haksız rekabetin men'ine karar verilmiş olup, “kırmızı kupa şekil markasının ayırt edici niteliği bulunmadığı gerekçesiyle OHIM tarafından 24.01.2006 gün ve R 890/2005-1 sayılı kararı ile reddedildiğinin bilindiği” belirtilen mahkeme kararında davalının kullandığı “Başak Gold” ve “Başak Cappucino” ambalajları hakkında yeterli bir değerlendirilmede bulunulmamıştır.
Oysa, davacı ambalajlarında kullanılan ve dava dilekçesinde tescilli olduğu belirtilen “kırmızı renkte kahve kupası”nın özel bir dizaynı olup, ayırt edici özellik kazandırıldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının marka olarak ürün ambalajlarında kullandığı ve ayıt edici nitelik kazandığı anlaşılan “kırmızı renkte kahve kupası” ile davalı tarafın “BAŞAK GOLD” ve “BAŞAK CAPPUCINO” ambalajları karşılaştırılarak, benzerlik olup olmadığı ve bunun davacı markasına bir tecavüz teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5569, K. 2010/1893, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama