KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/7727 E., 2010/3507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sinop Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2008 tarih ve 2006/114-2008/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davalı (Doğuş İnş. Tic.
A.Ş.) avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin araçlarına Samsun'dan yüklenen çimento yükünü davalının Sinop'daki yol inşaat sahasında davalı çalışanlarına teslim ettiğini, üstlendiği edimi yerine getirdiği halde davalı taşıtanın taşıma ücretini ödemediğini, davalının bu çimentoları yol inşaatında kullanıp, hak edişleri aldığını, çimentoların faturalarını satıcı ...
A.Ş.'nin davalıya hitaben düzenlediğini, davalının bedellerini satıcıya ödeyerek harcama belgesi olarak muhasebe kayıtlarına geçirdiğini, 200 adet yapılan taşıma nedeniyle düzenlenen 100 fatura bedeli toplamının 22.541.00 YTL olduğunu, 16.12.2006 tarihli yazı ekinde gönderilen faturaları davalının 22.02.2006 tarihli cevap ile itiraz ettiğini davalının bu çimentoları kendisinin almadığını ve nakliye borcu olmadığını savunduğunu, davalının müvekkili şirketin araç plakalarını satıcıya bildirip,
çimentoların kendi adına araçlara yükleme yapılmasını satıcıdan istemesi üzerine araçlara yüklenen yükün taşıma bedelini davalının ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek, 23.541.00 YTL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin alt taşeronu ... İnşaat ile yaptıkları sözleşmede malzeme ve nakliye bedelinin taşerona ait olduğunun kararlaştırıldığını taşeron şirketin müvekkilinden sadece malzeme teminine yönelik talep ettiği yardım istemi kapsamında, taşeronun müvekkiline plakalarını ve şoför adlarını bildirdiği araçlara satıcı ...
A.Ş.'nden yükleme yapılmasını faks ile isteyen müvekkilinin satıcıya sadece çimento bedeli ödediğini, araçların sahibi olan davacı şirketin nakliye bedelini sözleşmeliği taşerondan alamayınca müvekkiline yöneldiğini, davacı ile müvekkili arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, çimentoların müvekkilinin inşaat sahasındaki taşeron yetkililerine imza karşılığı teslim edildiğini, çimento bedelini müvekkilinin taşeronun hak edişinden kestiğini, davacının nakliye faturalarına müvekkilinin süresinde itiraz ettiğini, sevk irsaliyelerindeki teslim alma imzalarının taşeron yetkililerine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davacı defterlerindeki nakliye faturalarının kayıtlı olduğu, çimento faturaları ve sevk irsaliyelerini satıcının davalı şirkete hitaben düzenlemiş olmasının davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi kurulmuş olduğunun bir kanıtı olduğu, davalının sipariş faksında davalının dava dışı taşeronunun bildirdiği araçların belirtilmesinin çimentoların davalıya ait olmadığına karine oluşturmayacağı, çimentoların davalının inşaat sahasında teslim edildiği, davalının davacıya 23.541.00 YTL taşıma ücreti borcu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt içi taşıma bedelinin tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davalı savunması üzerinde yeterince durulmadan, taşınan çimento yükünün faturaları ve sevk irsaliyelerinin dava dışı satıcının davalı şirketi alıcı göstererek düzenlemesinin ve davalının inşaat sahasında tesliminin davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi yapıldığının bir kanıtı olduğu gerekçesiyle, davacının taşıyan davalının taşıtan olduğu sonucuna varılmıştır.
Oysa, çimentoların salt davalıya ait olduğuna dayalı gerekçe ile taşıma sözleşmesinin varlığının kabulü yeterli görülemez. Satım sözleşmesi ile taşıma sözleşmesinin tarafları farklı olabileceği gibi, taşınan yükün malikin her zaman için taşıtan taraf olmayabileceği de gözetilmelidir. Kural olarak taşıma sözleşmesinin varlığını iddia eden tarafın bu iddiasını TMK'nun 6 ncı maddesi ve HUMK'nun 288 vd. hükümleri uyarınca kesin delillerle kanıtlama yükünün altındadır.
Davalı yan alt taşeronu ... Ltd. Şti'nin davacının taşıma yapan araçlarının plakalarını ve şoför adlarını davalıya verdiğini ve sadece çimento temini için yardım istemesi üzerine, satıcı dava dışı şirkete sipariş verdiğini bu sipariş faksında, kendisine bildirilen araçlara yükleme yapılmasını satıcıdan istediğini, yükün alt taşerona ait olduğunu satıcıya bildirdiğini, davacının taşıma işini ... Ltd. Şti'nden aldığını, önceki taşımaların da bu yönde olduğunu, ... Ltd.
Şti'nin davacıya önceki nakliye bedellerini ödediğini, davalı ile anılan alt taşeron arasındaki dosyada mevcut sözleşmede nakliye bedelinin taşerona ait olduğunun kararlaştırıldığını, çimentoları davacının alt taşeron yetkililerine imza karşılığı teslim ettiğini, çimento bedelini davalının satıcıya ödeyip alt taşeronun hak edişinden kestiğini, taşıma faturalarına süresinde itiraz ettiğini savunarak, taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını ve olamayacağını ortaya koymak istemiştir.
Gerçekten de davalı yan fatuaralara süresinde itiraz etmiş olup, usulsüz tutulan davacı defterlerinde taşıma faturalarının kayıtlı olması, davalı aleyhine bir delil olarak kabul edilemez. Taşınan yükün aynı inşaat alanındaki alt taşeronun yetkililerine imza karşılığı teslim edildiğine, sevk irsaliyelerindeki imzaların bunu gösterdiğine dair savunma üzerinde dahi durulmamıştır.
Davalının 05.12.2006 tarihli dilekçesi ekinde 2 klasör olarak sunduğu ve 04.12.2006 tarihli dilekçesinde bahsettiği delillerin davacının önceki nakliye bedellerini alt taşeronlardan tahsil ettiğine dair olduğu savunulmuş olup, bu deliller dosyada bulunmadığı gibi, alt taşeronun davalıdan çimento yardımı istediğine ve davacının araçlarının listesini bu yazıda bildtirdiğine dair yazılı delili ile davalının satıcıya gönderdiği sipariş faksına dair belge ve davalı adına kesilen çimento faturaları dosya içerisinde bulunmamakta olup, bilirkişi raporu ve mahkeme gerekçeside esasen denetlememektedir.
Bu durumda, davalının taşıma faturalarına süresinde itiraz ettiği gözetilmeden, çimento faturalarını satıcının davalı alıcı adına düzenlemesinin davalının da bu faturaları ödemesinin, taşıma faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmasının davalıyı taşıma sözleşmesinin tarafı yaptığının kabulü doğru değildir. Davalı yan yemin deliline de dayanmış olup, ispat yükünü davalıya yüklediği anlaşılan mahkemenin davalıya yemin teklif etme hakkı dahi hatırlatmamıştır.
O halde, mahkemece varılan sonuc davalı savunması ve delilleri üzerinde yeterince durulmamasına, ispat yükünün ters çevrilmesine, davacı delillerinden yanlış sonuç çıkartılmasına, eksik incelemeye ve yanlış nitelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/7727, K. 2010/3507, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama