KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8801 E., 2010/162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2007/738 - 2008/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verdiği 05.10.2006 tarihli dava dilekçesiyle müvekkili ile davalı banka arasında 29.05.2006 tarihli üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, 24.06.2006 tarihinde müvekkilinin işyerine gelen ... adlı kişinin kredi kartı ile yaptığı ödemenin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin ihmal ve kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, 4.650,00 YTL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, çalıntı kart ile alışveriş yapıldığını, dava konusu kartın ait olduğu yurt dışı bankası tarafından işlemin sahte olduğu, gerçek kart sahibinin ... olmayıp Mr.P.R.Mckenzıe olduğunun bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28.02.2007 tarih 2006/725 Esas 2007/111 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki ihtilafın tüketici sorunlarından kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, davacının 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 3/4. maddesine göre, banka kartı ve kredi kartı kabulünü sağlamak amacıyla işyerleri ile anlaşma yapan bankalar ya da kuruluşlar olarak tanımlanan üye işyeri anlaşması yapan kuruluş olduğu, üye işyeri ile davalı banka arasında Tüketici Kanunu kapsamında bir hukuki ilişki bulunmadığı,
davacının 4077 sayılı Kanun’un 3/e maddesinde belirtilen "bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi" olmadığı, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44.maddesinde "Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 22 ve 23. maddeleri hükümleri uygulanır" denildiği, davaya konu olayda davacının kart hamili değil, bu kanunda tanımlanan üye işyeri anlaşması yapan kuruluş olduğu,
davacı üye işyerinin davalı banka ile belirtilen konudaki sözleşmeyi mesleki ve ticari amaçla yapmış olması nedeniyle bu sözleşmeden kaynaklanan ihtilafın Tüketici Mahkemesi’nin görev alanına girmediği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğuna, karar temyiz edilmeksizin kesinleşirse görev uyuşmazlığının çözümü bakımından Yargıtay 20.Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8801, K. 2010/162, 11 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama