KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9187 E., 2010/510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2001/502-2008/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının %50’şer hissedar oldukları limited şirketin yönetim ve temsil yetkisinin 21.04.2000 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalıya verildiğini, ancak davalının şirketi kötü yöneterek çalışamaz hale getirdiğini, şirketin zarar ettiğini, şirkete borç vermediği halde kendisi lehine çek keşide ederek şirket aleyhine icra takibinde bulunduğunu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığını ve şirket hakkında müvekkiline bilgi vermediğini ileri sürerek, davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirket hakkında haksız takiplerde bulunması nedeniyle şirketin faaliyetini durduğunu ve zarar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yöneticisi olduğu şirkete borç vermediği halde kendisi adına çek keşide ederek şirket zararına hareket ettiği, şirketin sermayesinin 1/3’ünün kaybedilerek zarar ettiği, davalının yönetimde basiretsiz ve ağır kusurlu davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9187, K. 2010/510, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama