KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9344 E., 2010/440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 tarih ve 2006/396-2008/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından dü...lenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Singapur’da yerleşik müvekkilinin bilgisayar ve yan ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, 9. sınıf emtialarda ‘...’ ibareli markasını kullandığını, bir çok ülkede de adına tescil edildiğini, davalı Kuruma aynı sınıf emtialarda kullanılmak üzere tescil talebinde bulunduğunu, diğer davalının aynı ibareli markasının olması nedeniyle tescil isteminin ret edildiğini, ancak davalı şirketin elektronik alanda faaliyette bulunmadığını, ayrıca markayı ihdas edenin müvekkili olduğunu, Dünya’da ve Türkiye’de ilk olarak kullandığını, itirazlarının da kabul görmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, davalı şirketin markasının 9 ncu sınıf emtialar bakımından hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin tespitine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tesis edilen kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacının iddiaların yersiz bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tescilini talep ettiği marka ile redde mesnet davalı şirket markasının aynı ibareleri içerdiği, tescilli davalı markasının davacının tescilini talep ettiği 9. sınıf emtiaları da kapsadığı, markaların aynı bulunduğu, davacının kullanımla markaya ayırt edicilik kazandırdığını ispat edemediği, hükümsüzlük davasında davalının 9 ncu sınıfta markayı kullanmadığını da iddia ettiği, ancak tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığı, davalı şirket tescilinden önce davacının markayı ülkemizde öncelikle kullandığını da kanıtlamadığı, itirazında 556 sayılı KHK.nin 7/1-i maddesine dayanmadığı, esasen tanınmışlığın da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9344, K. 2010/440, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama